Bilim kurgu yazıyorum, üstüne bir de şiirler yazıyorum…
Aslında ben de sizin gibi anlam arıyorum…
İlk kitabım ‘Karanlık Ormanın Kıyısında’ satışta.
Instagram : @famelessauthor
Kitaplarda okumuştum
Filmlerde de seyretmiştim
Yaşadığımı zannetmiştim hatta bazen
Sonra sen oldun
Özlem yakarmış
Bilmezdim
Hem de ne yakmak
Filmlerde görememişim
Kitaplarda okumamışım
Ta içimde hissettiğim
Bedenimin her parçası ayrı kavrulurmuş
Özlem yıkarmış
Hani binbir zahmetle yarattığım o persona
Dağılırmış bin tuz parça
Toplamaya bile mecalim kalmazmış
Teslim edermişim kendimi
Yıkılmışlığın çaresizliğine
Ben ki sığınmışım o kadar
Yaşanmışlığın ardına
Bilememişim
Özlem yakarmış
Özlem yıkarmış
Ruhumu koparırmış
Bedenim çaresiz
Ben sen olana kadar
Hiç özlem yaşamamışım
Emre Varışlı
Herkesin hayatında vardır
O unutulmayacak bir gün
Kalan günlerine hükmedecek o bir gün
Ya da ben mi öyle zannediyorum?
Benim var diye öyle bir günüm.
35 sene geçmiş benim o günümden
Dile kolay,
35 yaz, 35 kış,
O zaman yeni terleyen bıyıklarım
Şimdi bembeyaz, kar gibi
Çizgilerim var artık yüzümde
Yaşanmışlıkların kitabesi
Bir çok yaşananı, yaşattığımı unutmuşum
Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür
Der ya eskiler
Ama o bir gün hep aklımda işte
Toprağa karışacak bir gün elbet
Benimle birlikte
Ama o güne kadar zihnimin tahtında,
Hükmeden o bir gün
Mesela bir deprem olsaydı o gün
Coğrafyama dahil
Yer yarılsaydı,
Düşseydim de düşseydim
Daha adını bile öğrenemeden
Mesela bir bomba düşseydi
Coğrafyama dahil
“Peki Havva nasıl yaratıldı Emine Teyze? Adem’in kaburgasından diyeceksen şimdiden söyleyeyim, bunu diyen Tevrat’tır. Kur’an’da böyle bir şey geçmez ama biz hep Havva’nın Adem’in kaburgasından yaratıldığını düşünürüz. Çünkü öyle düşünmemiz istenir. Çünkü öyle düşünürsek, ‘saçı uzun, aklı kısa’ diyenlere boyun eğeriz. Çünkü tahakkümün en elverişlisi, gönüllü olanıdır.”
“Fatma’nın Suçu” ikinci romanım. Umarım basılma şansı bulabilir.
“Sayın Astrofizikçi T’falu’nun dikkatimize sunduğu bu fenomen, Helios tarihini kökünden değiştirebilecek bir öneme sahip. Böyle bir durumda en iyisini umarak beklemek biz Helioslulara yakışmayacak bir hareket olur. Biz en kötüsüne hazırlanmak zorundayız. Tarih ve bilim bize bunu emrediyor. Öyleyse biz de hazırlanacağız. Eğer ziyaretçilerimiz, barışçıl amaçlar ile geliyorsa o zaman büyük bir şölen düzenler ve skal kadehlerimizi tokuştururuz birlikte. Fakat dört döngü boyunca bir şölene değil, bir istilaya karşı hazırlanacağız biz!”
“Peki, sence neden kimseye rastlamıyoruz baba?”
“Bununla ilgili de birkaç teori var tatlım. Benim en çok aklıma yatan maalesef biraz karamsar olan bir teori. Teorinin adı Karanlık Orman teoremi.”
“Karanlık Orman mı? Sanki bir korku filmi adı gibi!”
“Evet tatlım aslında biraz öyle. Bu teoriye göre gerçekten galaksimizde yüzlerce, belki binlerce medeniyet var ama hepsi varlığını saklamayı tercih ediyor çünkü varlıklarını belli ederlerse, başka bir medeniyet onları tehdit olarak algılayıp yok etmeyi tercih edebilir.”
“Umarım yanılıyorsundur baba. Ben Karanlık Orman teorisinden
hiç hoşlanmadım.”