berra

berra
@scudder
Karahindiba
yollarım gökle kesişmişken adımlarım geriye doğru savruluyorken gözlerimi kapatıp, tanrıdan dilediğim umut kırıntıları yeryüzüne zarif ruhlar gibi düştü daha fazlası olamaz, dediğimde içimden fırtınalar kopmuş ve hâlâ dinmemişken sarı, solgun karahindiba yaprakları yüzüme alay eder gibi güldü
Şiir
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
yirmiyim dedi ama ruhum bin yaşında kayalar kesti ayaklarımı, yine de bir şey hissetmek güzel hâlâ.
Müzik
uyuyup uyandığında geçecek geceleri çok zor. ne uyuyabiliyorsun ne de uyanabiliyorsun, kötü olan diğer kısmı da yarın zaman durmuyor senin için. vaktin daralıyor gitgide, vaktin bitiyor.
doğum günleri hem geçmişten gelen buğulu ve karanlık bir hatıra gibi, hem de geleceğe dair bilinmeyen bir kapı. ardında ne olduğu hakkında hiçbir fikrin olmadığı. ve ne kadar doğum günlerinin anlamsız olduğunu düşünürse düşünsün içten içe bir anlam yüklüyormuş insan, her yaşında.
gitmek mi istiyorsun? kanayacaksın, kapıdan çıkacak cesareti bulana kadar ve çıktığında küçüğüm, kalacaksın yaraların iyileşene kadar bu kısır döngü nefes aldığın sürece devam edecek zihninde ağlayacaksın, gözyaşlarını silemeyecek duruma gelene kadar kesilecek avuç içlerin kanayacaksın saçların örülemeyecek kadar kısalacak, dudakların öpülemeyecek kadar kuruyacak, ciğerlerin nefes alamayacak kadar sönecek yara bandı tutmayacak açık yaraların, neşter kesti iğne dikmeyecek ipler yeterince uzun değildir, bilirsin kavuşamazlar sevdiklerine bana nasıl bir kalp verildiğinin farkında değilsin, zehir pompalıyor zihnime ve bir kapı göremediğinde artık dört duvar arasında anlayacaksın, yalan söylediler küçüğüm, bize yalan söylediler bu dünya gerçek cehennemdi ve senin kolların cennetine hiç yetişemedi
Alıntı