" Burnunun dibinde hep daha fazlası, daha iyisi var ve sen buraya hapsolup kalmışsın...Uzansan tutabileceğin kadar yakınında sanıyorsun ama tutamıyorsun işte çünkü aslında hepsi çok uzakta."
" Bu kızın yanında saatlerini mutlu geçirebileceğini, anlattıkları ne kadar önemsiz konular olursa olsun merakla dinleyeceğini, hazırladığı sofralarda iştahla yemek yiyeceğini düşünmeye başlamıştı. Ona papatyalar toplamak istiyordu. Ve yüzüne hep böyle küçük çocuklara has bir gülümseme yayıldığını görmek istiyordu. Sarhoşken yokuş aşağı hızla koşmak gibi bir şeydi bu. Kalbi göğüs kafesinden dışarıya doğru havalanıyordu."
" Hayri, kızın sıradan bir pikniği, süslü püslü bir yemek davetine çeviren bu gösteriş merakına sinir olmuştı. Fakat bir yandan da onun için böyle özene bezene hazırlık yapmış olması hoşuna gitmişti. Belki de kendisini önemli hissettiği için hoşuna gitmişti, alışkın olmadığı bir histi bu."
" İnsanın hakiki karakteriyle, kendisini birine beğendirmek için takındığı karakterin aynı olmadığını daha çocuk sayılacak bir yaşta öğrenmişti Hayri."