“Zenginler, yoksulların kötü talihlerinden yüksek sesle yakınmalarından hiç hoşlanmazlar.Bu onlara arsızlık, yüzsüzlük gibi rahatsız edici gelir.Yoksulluk elbette rahatsız edicidir.Yoksulun inlemesi, zenginin keyfini kaçırır.Nedendir dersin? Vicdanları rahatsız olduğu için mi keyifleri kaçıyor?”
“Neden çoğunlukla iyi insanlar geride; kötü insanlar ileride? Biliyorum anacığım, böyle düşünmek tehlikeli.Bu soruları sesli sorduğun zaman vay haline! Kilisede bile papaz efendi böyle düşünmenin insanı dinden çıkaracağını söylüyor; ama ben inanmıyorum.Eğer hepimiz Tanrı’ nın kulları isek; neden genç bir kız basma entari bulamazken kokanalar ipeklere bürünsün? Neden biri üç gün aç yatarken öbürü tıka basa yesin? Ben öyle sanıyorum ki ; bunlar Tanrı’ nın bile gücüne gidiyordur.”
“İnsanların çoğu kendileri için değil, başkaları için giyinir.Daireye gelen pasaklı bir köylü ile iyi giyimli bir çiftlik ağası aynı muameleyi görmez.Pasaklı köylüye bağırır çağırırlar; bugün git yarın gel derler.Çiftlik ağası, bir general gibi itibar görür; işleri tıkır tıkır yürür.”