R.

R.
Lisans
372 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Asıl mutluluk sevmek ve sevilmek değil miydi? ...Ama onun düşüncelerini, isteklerini, duygularını biliyor musun?
Sayfa 480·Kitabı okudu
Edebiyat
Fuzuli’ye sormuşlar : Sevmek mi daha güzeldir, sevilmek mi? -Sevmek demiş...Çünkü, sevildiğinden hiçbir zaman emin olamazsın.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Gerçek sevginin ne olduğunu anlatayım sana: Körü körüne bağlanmak, kendini hiç sorgusuz aşağılatmaktır. Karşıdakine yüzde yüz boyun eğmek; kendi aklına, tüm dünyanın uyarılarına karşın ona güvenmek, benliğinin cellatının eline hiç esirgemeden vermektir.
Sayfa 326·Kitabı okudu
Edebiyat
Finali beklemeden tavsiye edebilirim :)
murqthqn
murqthqn
Lavinia
Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsan ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal. Sana gitme demeyeceğim. Gene de sen bilirsin. Yalanlar istiyorsan yalanlar söylüyeyim, İncinirsin. Sana gitme demeyeceğim. Ama gitme, Lavinia. Adını gizleyeceğim Sen de bilme, Lavinia.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Şiir
Fizyoloji: Canlılardaki yaşamsal olayları (işleyişi) inceleyen bilim dalı. Flora: Belirli bir coğrafi alanda bulunan bitki türlerinin tümü.
Kolektif·Kitabı okudu
Bilim
Bir de fauna vardı sanırım :)
Evet, o da hayvan türlerini ele alan bir terim ;)
Korkusunu soğukkanlılıkla, başkasının korkusuymuş gibi bir anlatıyordu ki... Ancak korkudan başka hiçbir şey düşünmeyenler, korkuyla etle tırnak gibi yaşayanlar korkuyu böyle anlatırlar.
Sayfa 127 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
“Korku” Yaşar Kemal’in üzerinde durduğu bir tema olmuştur. Tek Kanatlı Bir Kuş adlı eseri tamamiyle bu tema üzerine kuruludur diyebiliriz. Yaşar Kemal bununla ilgili “Ben hep korkudan korktum. Korkudan çok korktum. Roman yazdığım zaman içimde bir korku istemezdim. O yüzden bu kitapta da korkuyu anlattım. Kayseri’de askerlik yaptığım kasabanın üzerinde büyük bir taş vardı ve bütün kasaba bu taşın üzerilerine düşeceğinden korkuyor, düşmesin diye taşı demir zincirlerle bağlıyorlardı. Madem korkuyorsunuz o zaman çekin gidin derdim. Seneler senesi bu korkuyu yazmak istedim” diyor.
Medeniyet atılımını yapamamış ya da tamamlayamamış toplumlarda insan, birey olarak değerliliğini hissedemiyor. Birey ya da toplum yerine, bunları yüceltmek için var olması gereken 'devlet' değerli hale geliyor. Böylesi toplumlarda da devlet her türlü zulümü yapacak gücü buluyor. Yaptığı kötülükler de bireyde ve toplumda korkunun içselleşmesini sağlıyor maalesef. Ben de Aziz Nesin'in 'Korkudan Korkmak' kitabını öneririm.