Ne kadar uzun yaşarsanız hiçbir şeyin sabit olmadığını o kadar anlıyorsunuz. Yeterince uzun yaşayan herkes bir gün sığınmacı olacak. Milliyetlerinin uzun vadede pek bir şey ifade etmediğini herkes anlayacak. Dünya görüşlerinin sarsıldığını ve çürütüldüğünü görecek. İnsanı olmayı tanımlayan şeyin insan olmak olduğunu bir gün herkes anlayacak.
İnsanlar 1880’lerin başlarını fabrikaların olduğu, dumanlarla kaplı bir sanayi dönemi gibi düşünür ama bütün çağlarda olduğu gibi o çağ da birçok dönemin birbirine geçtiği bir atlıkarınca gibiydi. Modernizm kükreyerek ilerlese bile geçmiş kalır ve yankılanmaya devam eder.
Hayatımda ilk kez aşık oldum. Galiba bu beni, bir bakıma romantik biri yapıyor. İnsanın tek bir gerçek aşkı olacak, sonrasında hiçbir şeyin onunla boy ölçüşemeyeceği fikri. Güzel bir fikir ama asıl gerçek, dehşetin ta kendisi. Sonradan yıllar boyu o yalnızlığı göğüslemek. Hayatımızın amacı yok olmuşken var olmaya devam etmek.