Sena Duru

Sena Duru
@sdsdsdsdsdsd
1979'da Yogi Maharishi Mahesh önderliğinde Kuzey Amerika'da yirmi dörtten fazla şehirde yaklaşık on bin kişi üzerinde bir çalışma gerçekleştirildi. Eğer her toplulukta yaşayanların %1'i transandantal adı verilen belirli bir yoga tekniği gerçekleştirirse, saldırganlık ve suç oranlarında gözle görülür bir düşüş gerçekleştiğini gözlemlediler. Bu yoga içinizde bir huzur deneyimi yaratmayı hedefliyor. Maharishi, katılımcıların yoga pratiğiyle yarattığı bu iç huzurun dış dünyaya da yansıyacağı inancıyla hareket etmişti. Sonuçlar etkileyiciydi: Toplumun %1'i bu pratiğe katılmakla kalmadı, gözle görülür değişiklikler de gerçekleşti. Çok daha az hırsızlık, gasp ve saldırganlık vakası gerçekleşti, hatta araba kazası oranları bile düstü. Acil servislere bile talep azaldı. Ve bu sadece tek bir şehirde gerçekleşmemişti. Yirmi dört şehirde de sonuçlar benzerdi. Sonuçlar bilimsel olarak açıklanamasa da görmezden gelinemezdi. Bu etki uzun zamandır 'Maharishi etkisi' olarak anılıyor.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Önyargıların açık şekilde belirtilmesine bile ihtiyaç duyulmaz. Üstümüzde bir etki yaratabilmeleri için onları düşünmemiz bile yeter. Geçenlerde, bir enstitünün gerçekleştirdiği bir test hakkında bir şeyler okuyordum. Genç birine matematik ödevi verilmiş. Testten önce onun başında bekleyecek olan profesöre bu gencin bir matematik dehası olduğu söylenmiş. Test boyunca profesörün içinde öğrenciye dair bu kadar olumlu bir düşünce yer almış. Öğrencinin beyin aktivitesi elektrotlarla izleniyormuş ve bu olumlu etkinin altında öğrencinin beyni özellikle çok iyi çalışmış. İkinci bir testte öğrenci odada kalmış ama profesör değiştirilmiş. Bu sefer profesöre gencin öğrenme güçlüğü çektiği söylenmiş. Öğrencinin teste girmek için kapıyı açtığı andan itibaren elektrotlar beyninde bir engellenme algılamış. Yalnızca öğrenciyi enerjisiyle besleyen profesörün önyargısı, öğrencinin beyninde ölçülebilir bir engellenme yaratmış. Elektrotlar aniden beynin daha düşük kapasitede çalıştığını göstermiş. Ve doğal olarak öğrenci bu testte bir öncekine göre daha düşük bir başarı ortaya koymuş. Önyargılar, hedefi belirlenmiş güçlü inançlardan başka bir şey değildir ve sadece enerji dağılımı yoluyla diğer insanları etkilerler.
Sizin dünyanızda, zaten sizde bulunmayan hiçbir şey size ulaşamaz. Başka bir şeyi algılayamazsınız bile. Başka hiçbir şeyi çekemez, başka bir şey tarafından da çekildiğinizi hissetmezsiniz. Ne kadar hızlı şekilde kendi kendinizle rezonansa girerseniz, dünyanız sizin bakış açınızdan mucize diye yorumlayabileceğiniz bir hızda değişir.

Sena Duru

, bir kitap okudu
9/10
·206 syf.·
25 günde okudu
·
2025 13. kitabı
Pierre Franckh
7.4/10 · 26bin okunma
İç dünyamızda sahip olduğumuz her şey dış dünyada da karşımıza çıkar, çünkü dış dünyamızın yaptığı tek şey içimizdeki bilinci yansıtmaktır. Sadece bilincimizi hedefe yönlendirdiğimizde hayatta gerçekleşmesini istediğimiz şeylerle aynı rezonans alanına girebiliriz. İstek duyduğumuz olaylara ulaşmayı amaçlıyorsak düşüncelerimizi, hislerimizi ve inançlarımızı gözlemlemeye ve kontrol etmeye başlamalıyız, çünkü düşündüğümüz veya hissettiğimiz HER ŞEY bir rezonans alanı yaratır.