Eğer isteklerimizin gerçekleşebileceğine duygusal olarak ikna olmadan olumlamaları sürekli kendi kendimize tekrar edersek ya da isteklerimizi zihnimizde imgelersek, gerçek duygu merkezimiz olan kalp yerine sadece beynimiz elektromanyetik dalgalar yayacaktır. Kalbimiz ise 5000 kat daha güçlü şekilde dünyaya gerçek inançlarımızı, yani çoğunlukla şüphelerimizi ve korkularımızı yayacaktır. Sonuç açıktır: Sadece tüm kalbimizle inandığımız şeyler tam anlamıyla gerçekleşecektir.
Leo Tolstoy gayet doğru olarak şu sözleri söylüyor:"Hayattaki düzensizliklerin en büyük nedenlerinden birisi şudur ki, herkes hayatında sadece refaha ulaşmayı arzu eder, fakat bizzat çalışmak sayesinde hayatını daha iyi bir şekilde düzene koyma ihtiyacını duymaz. Herkes, hayattan bir şey almak ister, fakat ona bir şey vermek istemez. Birçok kimseler toplum hayatına asalak olarak atılırlar. Hayatın anlamını başkalarım sömürmekte ve başka kimselerin sırtından geçinmekte ararlar.