Osmanlı âkıbetini şu veya bu savaş kaybı değil, toplumsal enerji ve medeniyet aklının kaybedilmesi belirledi. Osmanlı savunma psikolojisine sadece savaş meydanlarında yenilerek değil asıl Avrupalı güçlerın bize verdikleri isimleri kabul ederek düştü. Onlar bize "şark" dediler, biz de öyle kabul ettik. Ardından "şark meselesi" dediler, onu da kabul ettik. Daha sonra onların bu şarkı tasfiye ve aşağılama kampanyasına kendimiz katıldık. Kendi elimizle kendi kişiliğimizi ve gücümüzü yok ettik. "Bizden adam olmaz," "bu memlekette yaşanmaz" türünden aşağılayıcı sözleri atasözü haline getirdik. Söylem düzleminde bunu kabul ettikten sonra bütün siyasî, iktisadî, kültürel ve düşünsel gücümüzü kendi elimizle tükettik. Oysa onların bizi konumlandırmaları bizi belirlememeliydi.
Fakat güçlü olmak veya büyük işler yapmak için görevde uzun süre kalmak şart değildir. Önemli olan odaklı olmak, ne yaptığını bilmek ve hrkesin kesin kabul ettiği kalıplara uymama vesaretini göstermektir