Papalagi, geceleyin döşeğine yatmazdan önce üstünde ne var ne yoksa hepsini çıkarır, ama hemen ardından, bu kez tek parçadan oluşan ve ayaklarını açıkta bırakan yeni bir örtüye sarınır. Kadın ve kızların örtülerinin boyun kısımları, onları o halde görecek pek kimse olmadığı halde oldukça süslü püslüdür. Papalagi döşeğine yatınca da, içi büyük bir kuşun karın tüyleriyle doldurulmuş bir örtü çeker başına kadar. Bu örtü, kuşun tüyleri ortalığa saçılıp savrulmasın diyedir. Bu tüyler Papalagi'yi terletir. O da, güneş olmasa bile kendisini güneşin altında yatıyormuş gibi hisseder. Çünkü Papalagi, güneşin kendisine o kadar önem vermez.
İşte böylece, Papalagi'nin bedeninin neden mutluluğun renginden mahrum kaldığı, böyle beyaz ve soluk olduğu anlaşılmış oluyor.