Kaplan Dağdan İnince, Şarkı Söyleyen Tepeler'in ikinci kitabı. İlk olarak belirtmeliyim ki bu kitap, ilk kitaptan çok daha güzel bir kitaptı benim için. İlk kitaba 5/10 vermiştim. İlk kitabı olan Tuz ve Fal İmparatoriçesi'ni çok beğenmeme sebebim kısaca, dünyanın içine tam olarak giremeyişim ve hikâyenin çok muğlak ilerliyor olmasıydı. Hikâye anlatıcısının biraz daha evreni bize tanıtmaya çalışmasını isterdim. Ancak bu kitapta, kendimi daha çok evrenin içinde bulabildim ve hikâyeye çok daha iyi odaklanabildim. Şunu söylemeliyim ki, Nghi Vo bence gerçekten başarılı bir hikâye anlatıcısı. Yazım dili olsun, karakterlerin eşsizliği olsun, yarattığı evrenin özgün ve ilginç olması olsun her şey bu kitapta çok hoşuma gitti. Zaten bana her iki kitabı da okutan, yazarın yazım diliydi. Bu nedenle bu kitap benim için Tuz ve Fal İmparatoriçesi'nden daha başarılı bir kitaptı. Bir hikâyenin anlatıcısına göre ne kadar farklı yorumlanabildiğini, her yeniden anlatımın aslında yepyeni bir hikâye yazmak gibi olduğunu gösterdi. Hikâyenin, anlatıcısının bakış açısına göre kaç farklı şekilde anlatılabileceğini. Tarihi olaylarda da böyledir ya bu, tarihi bir gerçeği ne açıdan yorumlayacağınız tamamen size ve bakış açınıza bağlıdır... Akıcı, kolay okunan ve bir oturuşta bitirebileceğiniz ve gerçekten keyif alacağınız bir kitap. İlk kitabı sevmediyseniz bile bence bu kitaba bir şans vermelisiniz. Serinin ilerleyen kitaplarının çok daha güzel olacağını düşündüğüm için bu kitaba puanım 7/10
Öncelikle büyük beklentilerle başladığım bir kitap zaten olmasa da en azından kara mizah nezdinde bir şeyler okuyacağımı düşünmüştüm. Kitabın gidişatı konusunda o kadar güzel bir içerik çıkarılabilecekken yazarın da kararsız kaldığını görüyoruz. Her şey o kadar damdan tepeden ilerliyor ki, şimdi diyeceksiniz bu kitap zaten öyle bir amaçla yazılmamış. Ben de diyeceğim evet zaten sıkıntı bu, kitabın ilk başta içeriği sizi tamamen kara mizah öğeleriyle karşılasa da daha sonra karakterimizin/yazarımızın içinde olduğu durumda, geçmişten hikayeler paylaşmasıyla dramatize bir hal alıyor.
Lakin dramatize dediğime de bakmayın, yazardan çok yazarın üzdüğü kişilere üzülüyorsunuz. Sayfalar boyunca yazarın ya yaşlı olduğu için kandıramadığı genç/çocuk yaşta kızlara, hiçbir şekilde hak etmediği ve kendini terk etmesine sebep olduğu karısına, hiçbir başarısı dahi olmayan dönemlerde bile girdiği egoist tavırlara, ne kadar kaprisli olduğuna dair dramatik (!) anılar okuyoruz.
Ardından ölümün bile erkekleri durduramayacağını kanıtlar nitelikte, adam hala kendi "ölü" vücudunun üzerinde rezeksiyon pratiği yapan genç kızımıza dahi başka gözler ve yorumlamalarla bakıyor.
Böyle kitaplar için normalde inceleme yazma gereği duymam çünkü incelenecek pek bileşen sunmuyor ve sayfa sayısı da oldukça az.
Lakin yazma sebebim tamamen şundan kaynaklı; o kadar sıkıldım ki, böyle problematik kitapları okuyup "Yok ama burada bahsettiği modern insanın sorunları" "Hayır ama adam kara mizah yapıyor" "Birinin içsel bunalımlarını farklı bir bakış açısıyla yorumlayan özgün bir eser" gibi kulplarla normal gibi gösterme çabanızdan.
Evet; kitaplar bize başka dünyalar sunar, başka insan tiplerini görmemizi sağlar elbette ama artık her yazılana da "kitap" ya da "edebi bir eser" gözünde bakılmaması gerektiğini
OtopsimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20252,917 okunma
İlk öncelikle NEDEN BİRİSİ BANA BU SERİYİ KOMPLE ALIRKEN DUR DEMEDİ??????
Şimdi, açıkçası kötü değildi. Yaniiiii bazı noktalarını okey bulmuş bile olabilirim. Ama canlarım bunu klavyeye oturarak mı çevirdiniz yani bu ne biçim çeviri kör olsam ben daha iyi çevirirdim herhalde????!
Taaa 2017’den kalma bir kitap diye biliyorum yanlışsa düzeltirsiniz. Ama buna rağmen 250’den sonrası okeydi. Asıl problemim benim için çeviri, ayrıca her şey oldu bitti gibi olmuştu ki bu biraz ben ne okudum dedirtti.
Gıcık olduğum çoooookkk fazla karakter var. Garrett iyiydi, yalan yok ki bu seriyi alma sebebim seride çoğu karakterin green f. olmasıydı, bu yanlış bir bilgi değilmiş belli ki.
Ama dürüst olayım mı? Abartmaya gerek yok bence. İlk 80 sayfa ne okuduğumu anlamadım bile. Tamam, spor romantizmi ama bilemiyorum ya bence hoş yazılmamıştı.
AYRICA HEATED RİVALRY İLE BENZİYO DİYEN KİM BULUCAM INU
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,111 okunma
Yarım bırakma sebebim sınav haftama denk geldi okuyamadım sonra da kitabı da bulamadım kaybettim galiba nsnsnssn anne frank okumak istediğim içinde şuanlık rafa kaldırdım arayıp bulunca okuyacağım
Bu kitap ve "Ülkenin Sonuna" kitabını yorumlarından habersiz okuma listeme almıştım. Esas sebebim sitedeki önceki incelemelerde de dikkat çekildiği üzere yazarın kimliği ve görüşlerini, deneyimlerini merak etmemdi.
Artı ve eksiler listesi yapmak istiyorum. Stand up gösterisi izlemeye bayılırım, kitap iki saatlik bir gösteri formatında ilerliyor ve bu gerçekten okumayı enteresan kılıyor. Başta hiçbir bölüme ayrılmaması korkutmuştu ve nerede mola vereceğime karar veremiyordum ama sonra alıştım. Yine de pek normal stand up'lara benzemiyor yazar hiç gösteri izlememiş mi dediğim de oldu. Bu şovları beğenip beğenmemeniz okuma deneyiminizi etkilemeyecektir.
Kitabı kafamda üç bölüme ayırdım. Ve bunlardan en yoğunu tabii ki son parçaydı. Gereğinden fazla uzatıldığını hissettim bu kısım belki de biraz ayarlabilirdi. Ne yazık ki elim bir türlü kitaba gitmedi, iki yüz sayfalık kısa bir kitabı bitirmem günlerimi aldı.
İçerisindeki şakalar vb. derken kültüre dair birçok bilgi edindim, bu kesinlikle çok hoştu. Okuduğum için pişman değilim. Fakat booker ödülünü nasıl almış onu da çok anlamış değilim.
Benim bu kitabı okuma sebebim ablamın kitabın karakteri sana çok benziyor demesiydi. Nede benzettiğini söylemedi ama ben okudukça Zeze de kendimi gördüm diyebilirim. Gerçekten çok severek okuduğum kitapta açıkçası. Aslında bunun pek çok sebebi var ama beni en çok etkileyen sebep Portuga ve Zeze‘nin arasındaki bağ idi. Kendi ailesinin bile bazen vakit ayırmadığı Zeze’ye Portuga’nın aralarında hiçbir şekilde kan bağı olmamasına rağmen bazen arkadaş bazen sırdaş bazen bir öğretmen bazen ise ailesinin yerini tutan biri olması beni çok etkilemişti. Bu kadardıııı
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,2bin okunma