Şebnem

Şebnem
@sebnem331
null
null
null
null
null
19 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
“Beni zorla yaşatacaklar,Momo. Hastanede yaptıkları hep budur. Buna uygun yasaları var. Gerekenden fazla yaşamak istemiyorum. Hem artık gerekli değil. Yahudiler için bile bir sınır vardır. Ölmemi engellemek için bana eziyet edecekler. Bizzat bu iş için hazırlanmış hekimlik yasası dedikleri bir zımbırtı var. Salyan sonuna kadar akar ama ölme hakkı vermek istemezler, çünkü bu hak ayrıcalıklı kılar. Yahudi bile olmayan bir arkadaşım vardı. Geçirdiği bir kaza yüzünden ne kolu kaldı ne bacağı. Ama kan dolaşımını inceleyeceğiz diye hastanede on yıl daha acı çektirdiler. Momo, sadece tıp bunu gerektiriyor diye yaşamak istemiyorum. Aklımı yitiriyorum farkındayım ve tıbbı onurlandırmak adına yıllarca komada yaşamak istemiyorum. “
Sayfa 123 - Madam Rosa·Kitabı okudu
Şebnem
Doktor olup palyatif ve yoğun bakımların halini gördükten sonra gerçekten de uzun uzun bilinçsiz yaşamak insan onuruna aykırı mı diye çok düşündüm. Bir gün ölmeye yaklaştığınızda bunun hastanede mi olmasını istersiniz güvenli alanınızda mı? Gerçi yalnızlaşan yaşlılar ve bireyselleşen toplumda acaba hangimiz evimizde ölecebileceğiz? Malesef çocuklar okudukça ve bireyselleşip kendi hayatlarına gitmek için farklı şehirlere dağıldığında ben evimde ölmek istiyorum gibi bir lüks kalmayacak yaşlılarda. Beklenen yaşam ömrünün uzaması özellikle emekli olduktan sonra atıllaşan yaşlılarda yada çocuklarını okutup hayatlarını bireyselleştiren toplumlarda yaşlı olmak yük. Hem kendine hem çevrene. Son dönemde okuduğum 3 kitap beni bu konuda çok etkiledi. “Misafir Odası, 6 harfli bir tatlı ve onca yoksulluk varken” 3 kitabı da tavsiye ederim. Henüz 30larında bunları düşünmek erken felsefi bi düşünce gibi gelirken yine de geleceğe dair kaygılandırıyor:(