Çizgi, bir kadının değil, bir toplumun suçunu anlatır. Takıntılı bir adamın “aşk” dediği şeyin, aslında nasıl bir tahakküm ve işkenceye dönüştüğünü gösterir.
Saplantılı bir adam ile tutsak Alaca Timur arasındaki ilişki;
gücün, kontrolün ve manipülasyonun nasıl sevgi kılığına sokulduğunu ifşa eder. Bu hikâyede kapılar kapalı olabilir ama çıkış kadının gayretindedir. Gerçekler hepsinden daha acıtıcı olsa da, Alaca Timur bu acı geçekle yüzleşmek zorunda kalır. Güven onun için insanlara duyulabilecek bir duygu olmaktan çoktan çıkmıştır.
***
kadınların yaşadığı görünmez şiddeti, sessizce katlanmak zorunda bırakıldıkları hayatları ve “idare et” denilerek normalleştirilen travmaları anlatır.
***
Bu kitap bir kurgu gibi görünür ama anlattığı her şey gerçektir. Çünkü her gün bir kadın, bir adamın takıntısında, bir toplumun sessizliğinde kaybolmaktadır.
kadınların susturulduğu bir dünyada, bu kitap çizgilerle atılmış bir çığlıktır.