Sembolizmi, fabl karakterleri, Hz. Süleyman'ın kuş dilinden kastettiğini, hayvanların karakteristiklerinin insandaki izdüşümlerini ele alalım bu yazımızda.
Hayvanlar alemi, aslında insan ruhunun dışarıya yansımış birer aynası gibidir. Kadim geleneklerde ve edebiyatta bu izdüşümler, insanın kendi nefsini veya erdemlerini tanıması için birer öğretmen olarak kullanılmıştır.
Bu geniş çerçeveyi birkaç temel durak üzerinden inceleyebiliriz:
Süleyman’ın Kuş Dili (Mantıku’t-Tayr)
Hz. Süleyman’a atfedilen "kuş dili", sadece seslerin fiziksel anlamı değil, "varlığın özündeki hakikati" kavrama yeteneğidir. Feridüddin Attar’ın "Mantıku’t-Tayr" eserinde anlatıldığı gibi, kuşlar aslında insan ruhunun farklı mertebelerini temsil eder.
Hüdhüd kuşu, kılavuzdur, akl-ı selimi ve basireti temsil eder. Sîmurg, ulaşılması gereken mutlak hakikat, yani insanın kendi özüdür.
"Kuş dili"ni bilmek, mahlukatın lisanı üzerinden yaratılışın hikmetini, yani "mana"yı okuyabilmektir.
Edebiyatta fabl karakterleri üzerinden insan tipleri teşbihleri kullanılagelmştir. Fabllar (hayvan hikâyeleri), insan kusurlarını doğrudan yüzüne vurmak yerine bir hayvan maskesi ardına gizleyerek anlatır. Bu, hem bir korunma yöntemi hem de pedagojik bir aynadır.
Hayvanların karakteristiklerine örnek olmak üzere bir kaç hayvanın tiplemesini irdeleyelim...
Tilki: Zekânın hayatta kalma güdüsüyle birleşip kurnazlığa evrilmesidir. Stratejiktir ancak dürüstlükten yoksundur.
Aslan: Mutlak otorite ve gücü temsil eder. Gölge yanı ise kibir ve zorbalıktır.
Karınca ve Ağustos Böceği: Disiplinli çalışma ile günübirlik yaşama arasındaki o ezeli çatışmanın sembolleridir.
Bazı hayvanların karakteristiklerinin insandaki karşılıklarına gelnce; insan, aslında içinde bütün hayvanların "huy"larını barındıran bir küçük evren