"Dünyaya kendimizi bir yandan Kızılay'a, birleşmiş milletlere falan girerek, bir yandan da siyonist hedefleri vurarak duyurabiliriz. Cezalandırılacak kişi seçildi. İstihbaratını çok dikkatli yap Abu Malik. Şunu unutma ki başarısız olan tüm hareketleri istihbarat eksikliğinden kaynaklanır. Bu yüzden herseyi en ince ayrıntısına kadar kontrol et. Çünkü teferruat diye onem vermediğin bazı şeyler ölüm getirir. Allah yardımcın olsun. Gazan mübarek olsun yoldaş."
Sayfa 102·Kitabı okuyor
Filistin
Şemsettin Günaltay (1883-1961). Darülmuallimin-i Aliye’de (Yüksek Öğretmen Okulu) ve İsviçre’de öğrenim gördü. Öğretmenlik yaptı. İttihat ve Terakkiye katıldı. 1914’te İstanbul Üniversitesİ’nde Türkçe ve İslâm tarihi profesörü oldu. Ulum-ı Edebiye Fakültesi dekanlığına getirildi. 1915’te siyasete atılarak mebus seçildi. Mütareke döneminde öğrencileri ulusal direniş yanlısı protesto gösterilerinde yöneterek sivrildi. İstanbul’da yeraltı direniş örgütlerinde çalıştı. 1923-1954 arasında milletvekilliği yaptı. 1949- 1950’de başbakanlık görevinde bulundu. 1960 darbesinden sonra Kurucu Meclis üyesi, bir yıl sonra da senato üyesi oldu. Siyasi kariyerinin yanısıra bilimsel çalışmalarını da sürdürdü ve İslâm’ın modern bir yorumunu yapan çok sayıda eser yayınladı.
Reklam
Suat Hayri Ürgüplü (1903-1981). Şam’da doğdu. Son Osmanlı şeyhülislâmlarından Hayri Efendi’nin oğlu. Hukuk öğrenimi gördü. 1925-1929 arasında Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus değişimini denetleyen komisyonda çalıştı. 1929-1932 arasında İstanbul’da hakimlik yaptı. 1935’te milletvekili seçildi. 1943-1946 arasında gümrük ve tekel bakanlığı görevinde bulundu. 1952-1961 arasında Bonn, Londra, Washington ve Madrid’le büyükelçilik yaptı. 1961 de senatör oldu ve 1965’te partilerüstü bir hükümet kurmakla görevlendirildi. Kabinesi aynı yıl yapılan seçimler tamamlanıncaya kadar görevde kaldı. 1972’de aynı görev kendisine bir kez daha verildi, ama kabinede değişiklik yapması istenince istifa etti. 1971’de siyasetten uzaklaştı.
İran'ın fethinin yapısal sonuçları
İran'ın fethinden sonra Müslüman yönetimin önünde iki seçenek vardı: Farsça konuşan nüfusu tamamen Araplaştırmak ya da mevcut yönetim yapısını muhafaza ederek yutmak. İkinci yol seçildi. Bu pragmatik tercih, uzun vadede İslam medeniyetinin Farslı bir idari ve kültürel renk kazanmasını beraberinde getirdi. Türklere ulaşan İslam, büyük ölçüde bu Farslı süzgeçten geçmiş İslam oldu. Bu durum, yalnızca kültürel değil, siyasi açıdan da kritikti. Türkler, İslam'ın fatihleriyle değil, o fatihler tarafından fethedilmiş bir başka halk aracılığıyla İslam'ı tanıdı.
Sayfa 23
Alıntı
Mehmet Cavit Bey (1875-1926). Selanikli bir dönmenin oğlu. 1896’da Mekteb-i Mülkiye’y i bitirdi. Çeşitli bakanlıklarda görev aldı. Selanik’te bir özel okulda müdürlük yaptı. Daha sonra ittihat ve Terakki ile birleşen Osmanh Hürriyet Cemiyeti’nin ilk üyelerindendir. II. Meşrutiyet’ten sonra Selanik’ten mebus seçildi. Birçok kez Maliye Nazırlığı ve bir kez Nafıa Nazırlığı yaptı. Mekteb-i Mülkiye ve üniversitede iktisat dersleri verdi. 1919’da ülke dışına çıktı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ittihat ve Terakki’yi canlandırmak için girişimlerde bulundu. İzmir Suikasti’nden sorumlu tutularak 1926’da idam edildi. Hüseyin Cahit’in yakın arkadaşı.
Kazım Karabekir Paşa (1882-1948). 1905’te Harp Akade- misi’ni bitirdi. 1907’de Edirne’de İttihat ve Terakki’ye katıldı. Salt askeri bir kariyer yaptı ve 1918’de mirliva rütbesiyle Kafkas Ordusu’nu yönetti. 1919 Mart’ında Doğu Anadolu’da Dokuzuncu Ordu kumandanlığına atandı. Kuvvetleri ulusal direniş hareketinin belkemiğini oluşturdu. 1920’de Ermenileri mağlup etti. Mustafa Kemal’in güç tekeli kurması üzerine onunla anlaşmazlığa düştü ve 1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu. 1926’da İzmir Su i kastiyle ilgili görülerek tutuklandı, yargılandı, ama daha sonra serbest bırakıldı. Atatürk’ün Ölümünden sonra yeniden milletvekili seçildi ve 1946’da Meclis Başkanlığına getirildi.
Reklam
Reklam