Yüzündeki derin çizgiler, yılların yıprattığı bir ruhun izlerini taşıyordu. Ellerini sımsıkı kenetlemiş, titrediğini fark ettikçe içimde tarifi mümkün olmayan bir sızı beliriyordu. Gözyaşları süzülüp giderken, gözlerindeki koca boşluk yalnızca kaybı değil, yitip giden tüm umutları anlatıyordu. Aramızdaki sessizlik, kaybın ağırlığını daha da derinleştiriyordu. Sadece önümüze bakıyorduk; gözyaşlarımız, sessizce içimizde açılan dipsiz kuyulara akıyordu.