Ayrıca, idam mahkûmlarına çoğu zaman kesin tarih verilmezdi. Böylece, son günlerini ölüm korkusuyla geçirmeyecekleri ve infaz saatini bekleme kaygısıyla tükenmeyecekleri düşünülürdü. Bu, bir tür ölüye saygıydı. Çünkü kanun, mahkûmu zaten ölü kabul ediyordu; yalnızca bu gerçeğin ne zaman gerçekleşeceğini mahkûm bilmiyordu. Fakat her ne kadar idamın zamanı bilinmese de, yaklaşan ölümün gölgesi, mahkûmun son anlarına kadar peşini bırakmazdı.