Yalnızlık, insanın içini kemiren sessiz bir rüzgâr gibidir. Kalabalıkların içinde bile hissedilir, ama en çok gece çöktüğünde derinleşir. Bazen bir sığınak olur, bazen de kaçınılmaz bir mahkûmiyet. İnsan kendi iç dünyasında yankılanan sesi dinlemek isterken, kimi zaman da ondan kaçmak için çırpınır. Karanlığın içindeki yankılar bazen bir dost, bazen de en acımasız düşman olur. Sessizliğin içinde büyüyen düşünceler, zihni kemiren gölgeler gibi derinleşir, ağırlaşır.