Hayatı boyunca hiç makyaj yapmaya, kuaföre gitmeye gerek duymayan Özge, güzel olmak
için hiç saatlerce zaman harcamamıştı ama bugün tüm bunları yapanları iyi anlamıştı.
Yetersizlik hissi insana tuhaf şeyler yaptıran hatta tuhaf şeyleri ihtiyaç olarak algılatabilen bir histi. Çoğu insan aslında özlemini çektiği şeyin zenginliğindeymiş gibi davranıyordu. Bu durum herkeste farklıydı.
...
Herkes eksikliğini çektiği şeyi neden abartıyor diye düşündü Özge. Hayat gibi diğer şeyler de
dozajında güzeldi.
“Hiç
kimse ama hiç kimse, sizin üzerinizde ne hak iddia ederse etsin, size ne vermiş olursa olsun!
Bu, ilham bile olsa, ki ilham bir insanın diğerine verebileceği en kutsal şeydir! Asla!! Ama
asla! Kimsenin size kim olduğunuzu söylemesine ya da hatırlatmasına izin vermeyin. Dünya
saçmalıklarla doldurulmuş güzel bir yer. Bir sürü saçmalığın arasından kendi gerçekliğinizi
bulmak, gerekirse de yaratmak için buradasınız.Şimdi, hiç kimse olmamış olmanın verdiği
hafifliği yaşayın, var olun! İleride, etrafınızdaki insanlar sizden birisi olmanızı beklediklerini,
sanki onlara borcunuz varmış gibi açıkça ifade etmeye başladıklarında, seçiminizi iyi
yaptığınızdan emin olun! Kendinizi seçin! Kendiniz olun! Ne pahasına olursa olsun.”
“İşte! Bu da bahsettiğim etkenlerden biri, para! Para uğruna asıl olduğumuz kişiyi
feda ediyoruz. Bizi sistemin parçası olmazsak açlıktan ölebileceğimize inandırıyorlar.''