ilk defa bir kitap hakkında inceleme yapıyorum. öncesinde herhangi bir hazırlık yapmadım. tamamen spontane bir inceleme olacak. çok sevdiğim bir hocam, Rasim Özdenören’nin 4 kitabını hediye etti. onun sayesinde tanıştım. ilk okuduğum kitabı ise Gül Yetiştiren Adam oldu. binlerce inceleme arasından en beceriksizi benimki olur sanırım ama sadece içimden geçenleri yazmak istiyorum. kitabın konusu çağımızın batıya meyli ile yaşlı bir müslüman adamın sırf peygamberimiz güzel koku seviyor diye 50 yıl boyunca gül yetiştirmesi arasında. aslında ilk bakışta bu iki konu arasında nasıl bir bağlantı olabilir diye sormadan edemiyorsunuz. ben de öyle düşünmüştüm. ama arada çok ince bir çizgi var. ve bunu görmek için ‘görmek isteyen bir kişi’ asla zorlanmayacaktır. çünkü bakmak ve görmenin asla aynı yola çıkmadığı kanaatindeyim. çoğu zaman görmekten kaçsak da benim gibi bir şeylerin ters gittiğini düşünen birçok kişi olduğunu biliyorum. çünkü toplumumuzda helâk olmuş her topluluğa benzer haller mevcut. ve neredeyse her helâk olan topluluğun üstüne yağan lanetler de mevcut. Rabbim sonumuzu hayr eylesin.