“Hegel'in ünlü bir sözünü tersine çevirerek ta 1967'de şunu yazmıştım: “gerçek anlamda altüst edilmiş bir dünyada doğru, bir yanlışlık anıdır.” O zamandan bu yana geçen yıllar bu ilkenin istisnasız her özel alana yayıldığını göstermiştir.
Böylece, artık çağdaş sanatın var olamadığı bir dönemde klasik sanatları değerlendirmek güçleşir. Her alanda olduğu gibi burada da cehalet sadece sömürülmek amacıyla üretilmiştir. Tarihin anlamı ile birlikle zevk de yitirilirken, hilekârlık ağları örülmüştür. Her şeyi düzenlemek için sadece uzmanları ve mezatçıları denetlemek yeterlidir ve bunu yapmak çok kolaydır, çünkü bu tür işlerde -aslında her tür işte- her türlü değeri doğrulayan şey satıştır. Neticede, sahtekârlıktan saygınlık sağlamakta çıkarı olanlar boğazına kadar sahtekârlığa batmış olan -özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ndeki- koleksiyoncular ve müzelerdir; tıpkı yüzlerce ülkenin dev borçlarında fiktif bir olumlu değer bulan Uluslararası Para Fonu gibi.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Çağımızın... tasviri nesneye, kopyayı aslına, temsili gerçekliğe, dış görünüşü öze tercih ettiğinden kuşku yoktur... Çağımız için kutsal olan tek şey yanılsama, kutsal olmayan tek şey ise hakikattir. Dahası, hakikat azaldıkça ve yanılsama çoğaldıkça çağımızın gözünde kutsal olanın değeri artar, öyle ki bu çağ açısından yanılsamanın had safhası, kutsal olanın da had safhası'dır.”