Hazret-i Eyyûb Aleyhisselâm'ın zâhirî yara hastalıklarının mukâbili, bizim bâtınî ve rûhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyûb'dan daha ziyâde yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünkü işlediğimiz herbir günah, kafamıza giren herbir şübhe, kalb ve rûhumuza yaralar açar.
Hazret-i Eyyûb Aleyhisselâm'ın yaraları, kısacık hayat-ı dünyeviyesini tehdid ediyordu. Bizim manevî yaralarımız, pek uzun olan hayat-ı ebediyemizi tehdid ediyor. O münâcât-ı Eyyûbiyeye, o hazretten bin defa daha ziyâde muhtacız.