seda

Ey insanlar! Fânî, kısa, fâidesiz ömrünüzü bâkî, uzun, fâideli, meyvedâr yapmak ister misiniz? Mâdem istemek insaniyetin iktizasıdır; Bâkî-i Hakîkinin yoluna sarf ediniz. Çünkü Bâkîye müteveccih olan şey, bekànın cilvesine mazhar olur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızâsı dâiresinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları seneler hükmüne geçer.
"Kardeşim, geçmiş sıkıntılı yüz günün şimdi sürûrlu yüz gün hükmündedir. Onları düşünüp şekvâ etme; onlara bakıp şükret. Gelecek günler ise, mâdem daha gelmemişler, Rabbin olan Rahmânürrahîmin rahmetine i'timâd edip, dövülmeden ağlama, hiçten korkma, ademe vücûd rengi verme. Bu saati düşün. Sendeki sabır kuvveti bu saate kâfî gelir.
Hazret-i Eyyûb Aleyhisselâm'ın zâhirî yara hastalıklarının mukâbili, bizim bâtınî ve rûhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyûb'dan daha ziyâde yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünkü işlediğimiz herbir günah, kafamıza giren herbir şübhe, kalb ve rûhumuza yaralar açar. Hazret-i Eyyûb Aleyhisselâm'ın yaraları, kısacık hayat-ı dünyeviyesini tehdid ediyordu. Bizim manevî yaralarımız, pek uzun olan hayat-ı ebediyemizi tehdid ediyor. O münâcât-ı Eyyûbiyeye, o hazretten bin defa daha ziyâde muhtacız.
Meşhûr bir söz var ki, "Musîbet zamanı uzundur." Evet, musîbet zamanı uzundur. Fakat örf-ü nâsta zannedildiği gibi sıkıntılı olduğundan uzun değil, belki uzun bir ömür gibi hayatî neticeler verdiği için uzundur.