Türk halkı maalesef, en cahilinden en okumuşuna, en fakirinden en zenginine kadar; çocuklarının, okulun onları katip olarak yetiştirmesiyle kurtulacağına inanıyor. Böyle bir şey yok, hele bu asırda mümkün değil.
Sinemada İtalyanlar, müzikte Almanlar, romanda Ruslar, şiirde İranlılar en yükseğe çıkmıştır. Zor yakalanacak, uçarıca bir ihtişama sahip Fransız edebiyatı da bir başka büyüklüktür.
Herhangi bir amacı ve eğilimi olmadan bir gün bile yaşayamaz insan. Hedefini ve umudunu kaybeden insan kederle bir canavarlığa yönelir bazen... Hepimizin hedefi özgü olmak ve kürek mahkumluğundan çıkmaktı.
bu arada uykunun arasından aklına dayanılmaz bir düşünce geliyor, yarın olacak, sonra ertesi gün ve peş peşe bir kaç yıl böyle geçecek, özgür kalıncaya kadar. Ama ne zaman gelecek, diye düşünüyorsun, bu özgürlük ne zaman ve nerede?
Tiranlık alışkanlıktır; olgunlaşır, sonunda bir hastalık olur. Bence alışkanlık yeryüzünün en iyi insanını bile vahşi bir hayvan gibi yozlaştırıp aptallaştırabilir.