Seda

Seda
@sedamesee
Serenade für Nadia
Puan vermedi·481 syf.··
2024 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2024 11:11
Serenad 2011 yılında yayımlanan Zülfü Livaneli romanıdır. Dünya da yaşanan Yahudi soykırımı , Struma gemisi , Mavi Alay faciasında hayatlarını kaybeden insanları anlatmaktadır. Ayrıca Kitap da aşk hikayesi de anlatılmasına rağmen yazar aşk romanı kavramına vurgu yapmadığını belirterek, Kitaba özellikle aşk romanı demedim. Aşk kelimesi çok kirletildi.” demiştir. “Bir roman yüzünden intihar eden insanlar, sevgilisinin hayaliyle yanıp tutuşan gençler, bestelenen serenadlar. Bugünün dünyasında böyle şeyler mümkün değil.” Yazar kitapta da buna değinmiştir. Beni etkileyen kısımlardan birisi de buydu. "Oysa ben içimde üç ayrı kadını daha barındırıyordum." diyen kitabın ana karakteri Maya, Profesörün başından geçen olayları ve kendi ailesinin de yaşadığı geçmiş olayları öğrendikten sonra hayata bakış açısını değiştiriyor. Roman sanatla da iç içedir. Profesör’ün Şile denizine bakarak eşi için yazdığı bu bestenin adı Serenade Für Nadia, kitap da adını buradan alıyor. İlgi çekici ve sürükleyici olmasının yanı sıra bir diğer unsur gerçek bir olaydan uyarlanmasıydı. Bir solukta okumak istedim. Çağdaş Türk Edebiyatı’na karşı önyargımı da yıktım denilebilir. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·218 syf.··
2024 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2024 01:09
Beyaz geceler Dostoyevski'nin 1848’de yayımladığı naif bir aşk öyküsüdür. Rus edebiyatının ünlü yazarı olan Dostoyevski karakterleri, insanların iç dünyalarını ve ruh hallerini ustalıkla anlatmaktadır. Hayatta hep mutlu olursam hayalini kuracak neyim kalır? Sözünü söyleyen Dostoyevski bu öyküsünde de oldukça hayalperest bir kişiliğe sahip olan genç kahramanın, gecelerin birinde tesadüfen Nastenka ile tanışmasını konu alır. Kendisi gibi yalnız olan Nastenka ile dört beyaz gece de birbirleriyle kurdukları bağı ve içsel çatışmaları anlatmaktadır. Ah! Nastenka, Nastenka! Bir bilseydin şimdi nasıl bir yalnızlık içindeyim! Bunu diyen kahramanımız dördüncü ve son beyaz gece de Nastenka'ya hislerini açıklar. Hayalperest olan genç adamın hayallerinde ki gibi olmaz , tekrar eski sıkıcı yaşamına geri döner.
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024101,9bin okunma
Spoiler içerir.
Puan vermedi·303 syf.··
2020 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 14:59
Bundan bir sene önce bu kitaba ön yargılı bir şekilde yaklaşıp kitabı okumamıştım. Fakat bu yıl yaşadığımız durumlardan da ötürü kitabı okumaya karar vermemle kitabın dünyasına dalmam yalnızca birkaç dakika içerisinde gerçekleşti. Albert Camus'un kalemi kişiyi duygusal yönden etkilemekle kalmıyor, kişinin zihin dünyasını kente götürüp Veba salgınıyla mücadele ettiriyor ve tüm kentlilerin sevincine, hüznüne, acılarına ve umutsuzluklarına ortak oluyordu. Yazarın en önemli yapıtıdır.1940'lı yıllarda kentte farelerin ölmesiyle baş göstermiş bir salgın anlatılmaktadır. Bu beklenmedik Veba salgını tüm kenti umutsuzluğa boğar. Doktor Rieux'a göre umutsuzluğa alışmak umutsuzluktan beterdir. Bu zorlu, atlatılması güç olan salgında Doktor Rieux başta olmak üzere Tarrou ve Grand'ın mücadelesi kente umut olur. Öte yandan Rahip Paneloux'a göre bu salgının ortaya çıkmasında ki asıl etken insanların günahlarının bedeliydi. Veba salgını, günlerin ve ayların geçmesiyle daha da kontrol edilemez bir hal almıştı. Ölümler günden güne artıyor, Valilik cesetleri gömücek yer bulamıyordu. Bunun yanı sıra diğer bir zorlukta kentlilerin sevdiklerinden mahrum kalmasıydı.Veba sevme gücünü hatta dostluk duygusunu herkesin elinden almıştı. Kitabın sonunda havaların da soğumasıyla ölüm oranlarında bir düşüş gözlemlenmiş ve veba kenti yavaş yavaş terketmeye başlamıştır. Bu yolda gönüllü olup sonuna kadar savaşan Tarrou, vebaya yakalanıp bu savaşa yenik düşmüştür. Vebanın kenti tamamen terketmesiyle birlikte herkes tarif edilemez bir sevince kapılmıştır. Artık kentte hayat normale dönmüştür.
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,5bin okunma