Serenad 2011 yılında yayımlanan Zülfü Livaneli romanıdır. Dünya da yaşanan Yahudi soykırımı , Struma gemisi , Mavi Alay faciasında hayatlarını kaybeden insanları anlatmaktadır. Ayrıca Kitap da aşk hikayesi de anlatılmasına rağmen yazar aşk romanı kavramına vurgu yapmadığını belirterek, Kitaba özellikle aşk romanı demedim. Aşk kelimesi çok kirletildi.” demiştir. “Bir roman yüzünden intihar eden insanlar, sevgilisinin hayaliyle yanıp tutuşan gençler, bestelenen serenadlar. Bugünün dünyasında böyle şeyler mümkün değil.” Yazar kitapta da buna değinmiştir. Beni etkileyen kısımlardan birisi de buydu.
"Oysa ben içimde üç ayrı kadını daha barındırıyordum." diyen kitabın ana karakteri Maya, Profesörün başından geçen olayları ve kendi ailesinin de yaşadığı geçmiş olayları öğrendikten sonra hayata bakış açısını değiştiriyor.
Roman sanatla da iç içedir. Profesör’ün Şile denizine bakarak eşi için yazdığı bu bestenin adı Serenade Für Nadia, kitap da adını buradan alıyor.
İlgi çekici ve sürükleyici olmasının yanı sıra bir diğer unsur gerçek bir olaydan uyarlanmasıydı. Bir solukta okumak istedim. Çağdaş Türk Edebiyatı’na karşı önyargımı da yıktım denilebilir. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.