Yine Rasûlallah sallallahu aleyhi vesellem "gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil" ayetindeki "gazaba uğrayanlar"ı Yahudiler
Ve sapmışları Hristiyanlar ile tefsir etmiştir.
Kuranın sünnet ile tefsir edilmesine misal:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: " iman edipte imanlarina zulüm bulaştırmayanlar var ya,işte korkudan emin olmak onların hakkıdır. Hidayete erenler de onlardır" ayetindeki zulüm kelimesini "şirk" ile tefsir etmiş ve bu tefsiri şu ayetle teyid etmiştir: "Çünkü şirk büyük bir zulümdür"
a- Tefsir bi'r-Rivâye Tefsir bi'l mesûr: Kuranda veya sünnette veya sahabenin kelamında Allah Teâlâ'nın muradını açıklayıcı olarak gelen tefsire "tefsir bi'l me'sûr" denir. Ya kuranın tefsiri kuran ile olur veya kuranın tefsiri sünneti nebeviye ile olur,veyahut kuranın tefsiri sahabeden nakledilmişlerle olur.
Âlimlerden bir fırka: "tefsir ve tevil arasında büyük fark vardır" dedi. Bu görüş,müteahhirin âlimler yanında meşhur olmuştur.
Tefsir: Âyet-i Kerimenin açık olan manasıdır.
Tevil: Birkaç manaya gelme ihtimali bulunan bir Âyet-i Kerime'nin bu manalarından birini tercih etmektir.
Eğer bu siyonist devletin kurulması vaktiyle tek çare olarak görüldüyse neden Nazilerin zulmünden kaçabilenler için bizzat "Alman toprağında" bir vatan aranmadı? Tam anlamıyla bağımsız olacak bu devlet,Yahudilere karşı bunca cinayet işleyen Avrupalıların zararına kurulabilirdi...