Gitmek de kalmak da fikirdir. Mesele nasıl, ne zaman gidip gitmeyeceğindir. İşte bu oyunda başka birileri daha vardr. Şimdinin öteki adamları... Hiç tanımadığın bu kişilerin eylemleri seninkiyle aynı saniyede buluşurlar. Ne erken ne geç... Kader defteri her saniye milyarlarca, trilyonlarca canlıyı buluşturur. Başına gelenin hayır mı şer mi olduğunu ya çok geç ya da hiç anlamazsın...
Mezarlıklar çok yeşildir bilirsiniz. Orada her ağaç ziyaretçilerin gözyaşlarıyla büyür.
Mezarlıkta ağlamayı deneyecektim.. Şansa bakın ki yirmi sekiz yaşında ölen bir delikanlının defni vardı. Onun ölmediğine inandım zira yirmi sekiz yaş ölüm için hem erken hem de geçti. Ayılıp bayılanlar, gömleğini yırtanlar. Aralarına sızıp zorladım kendimi.. Son bir gayretle yoğunlaşıp sıktım gözkapaklarımı. Sebepsiz bir gülmeye yakalandım. Kahkahalarım onların ağıtlarını bastırdı. Beni taşlayan bir grup insandan canımı zor kurtardım. Önce vapurda, sonra metroda gülmeye devam ettim. Şimdi anlıyorum ki ben gülerken ağlıyormuşum.