“Okulun ve Türkiye’nin geleceği konusunda müdürün kalbini en çok kıran şey, bin iki yüz öğrencinin İstiklal Marşı’nı aynı anda söyleyememesiydi. Herkesin kendi köşesinde tek başına İstiklal Marşı’nı kendi bildiği gibi söylemesi, hatta bazı “dejenere yozların” hiç söylememesi müdürü çileden çıkarırdı.”