Seda Özdemir

“Hayatı Obruk Platosu gibi delik deşikti ve onu dinlerken insanın aklı içine düşüp bir daha da çıkmamak için obruklardan obruk beğeniyordu.”
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·210 syf.··
2025 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 13:49
Yu Hua'nın sade ve yalın dili, sanki bir dost gibi yanıma oturmuş, bana Fugui'nin hikayesini anlatıyordu. Ama bu hikaye, sıradan bir hikaye değildi. Bu, bir insanın hayatta kalma mücadelesinin, acıların, kayıpların ve umudun hikayesiydi. Fugui'nin hayatı, adeta lunaparktaki bir hız treni gibiydi. Zenginlikten yoksulluğa, mutluluktan acıya, umuttan umutsuzluğa kadar her şeyi yaşadı. Onun yaşadığı her acı, benim de içimi acıttı. Ama aynı zamanda, onun hayata tutunma çabası, beni hem umutlandırdı hem de hayrete düşürdü. Kitap boyunca, hayatın ne kadar acımasız olabileceğini gördüm. Fugui, sevdiklerini birer birer kaybederken asla pes etmedi. O, hayata tutundu ve yaşamaya devam etti. Acaba ben, onun yerinde olsaydım, aynı gücü bulabilir miydim? Yu Hua'nın anlatımı, o kadar gerçekçi ve samimiydi ki, kitabı okurken kendimi Çin'in o döneminde hissettim. Fugui'nin yaşadığı her olay, beni o dönemin zorluklarıyla yüzleştirdi. Ama aynı zamanda, insanın ne kadar güçlü olabileceğini de gösterdi. Bu kitap, bana hayatın ne kadar değerli olduğunu ve her şeye rağmen yaşamaya devam etmenin ne kadar önemli olduğunu öğretti. Tavsiyedir :)
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2025 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 15:25
Bu üçleme, “Büyük Defter", “Kanıt" ve “Üçüncü Yalan" tek bir kitapta birleştirilmiş. Agota Kristof'un sade, ama bir o kadar da çarpıcı dili, beni hikayenin içine çekti ve orada bıraktı. Okurken kendimi ikizlerle birlikte savaşın ortasında, yalnız ve çaresiz hissettim. “Büyük Defter" bölümünde ikiz kardeşlerin soğukkanlı ve duygusuz anlatımı, aslında ne kadar büyük bir acının içinde olduklarını gösteriyordu. Onların "sadece gerçekleri yazma" kararı, beni hem şaşırttı hem de üzdü. Çünkü gerçekler, o kadar acımasızdı ki, okurken içim acıdı. Kitabın sonunda, insanın ne kadar sertleşebileceğini ve hayatta kalmak için neler yapabileceğini gördüm. “Kanıt" bölümü, kardeşlerden Claus'un hikayesiyle beni daha da derinden etkiledi. Onun yalnızlığı, iç çatışmaları ve geçmişiyle hesaplaşması... Claus'un hayata tutunma çabası, beni hem umutlandırdı hem de hüzünlendirdi. Bu kitap, insanın kendini bulma ve kaybetme arasındaki ince çizgide nasıl gidip geldiğini gösterdi. “Üçüncü Yalan" bölümü ise, her şeyi ters yüz eden bir finalle geldi. Gerçeklerin ve yalanların iç içe geçtiği bu kitap, okurken kafamı allak bullak etti. İkizlerin geçmişi, kimlikleri ve yaşadıkları travmalar, bu kitapta farklı bir pencereden anlatıldı. Kitabın sonunda, gerçeğin ne kadar göreceli olabileceğini ve insanın kendi gerçeğini nasıl yaratabileceğini gördüm. Bu, beni hem şaşırttı hem de edebiyatın gücüne bir kez daha hayran bıraktı.
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma

Seda Özdemir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·372 syf.··
7 günde okudu
·
2025 20. kitabı
Agota Kristof
8.6/10 · 8,5bin okunma
Çocuk masanın üzerindekilere bakıyor. “ İstemiyorum. Ben kimseye vuramam, kimseyi yaralayamam.” “Neden? Başkaları sana vuruyor, seni yaralıyor.” “Fiziksel olarak yaralandığımda bunun önemi yok. Ama ben başkasını yaralarsam, içimde dayanamayacağım başka bir yara açılır.”
Sayfa 205·Kitabı okudu
Alıntı