"Feminizmin kendisi hiçbir zaman özerk bir hareket olmadı. Kısmen siyasetçilerin elinde bir araç, kısmen de daha derin bir toplumsal dramı yansıtan bir gölge olay oldu. Kadınlar hiçbir zaman ayrı bir kast oluşturmadilar. Doğrusu tarihte bir cinsiyet olarak rol oynamak peşinde olmadı kadınlar. Kadının ten olarak, yaşam olarak, içkinlik veya Başka olarak yükselmesini isteyen öğretiler, kadınların taleplerini hiçbir şekilde dile getirmeyen eril ideolojilerdir. Kadınların çoğunluğu, hiçbir eyleme girişmeden yazgılarina teslim olur; değişmeye çalışanlar ise kendi tikelliklerine kapanıp onu Muzaffer kılmayı değil, onu aşmayı istemişlerdir. Dünyanın gidişatına müdahale ettiklerinde bu, erkeklerle uyum içinde, eril bakış açılarıyla olmuştur."