"Maçlara, içeri girebilmek için, beş altı saat öncesinden gitmeye gerek yoktu. Dahası, tezahüratı fazla abartmama koşuluyla, Fenerbahçeliler ile Galatasaylılar bile yan yana oturabilirlerdi. Ne kadar şaşrtıcı değil mi?. Ama bunlar yaşanmıștı, gerçekten yaşanmıştı... Yoksa... Yoksa yașanmamıștı da ben mi șimdi öyle hatırlıyorum?.. Bugünlerde geldiğimiz nokta bu soruyu da sordurtuyor ne yazık ki... Sanki başka bir ülkeyi, başka bir yerde bırakmışız.. Başka değerlerimize de yaptığımız gibi..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkesin kendine göre bir çığlığı olduğunu, olabileceğini de düşünemezdik, kendileriyle bir türlü barışamamanın kederi ve yalnızlığıyla yaşayan insanların, farkına vararak ya da varmayarak, başkalarını acıtabileceklerini de.
"Sonra da bir yerleri artık çok aradığı duygusunu veren, șefkat, biraz da galiba hasret dolu bir sesle, tarihimizin, o çok uzaklarda bıraktığımız günlerin en yakıcı yaralarından birine dokundu...
"Ne kadar iyi çocuklardınız siz.. Ne kadar iyi arkadaşlardınız..."
Ne diyeceğimi yine bilemedim. Bu sefer de konuşamadım.
Konuşsaydım ağlayacaktım belki. Boğazıma onca yılın yükünü, acısını ve pişmanlığını taşıyan öyle bir acı saplanmıştı ki..."