Sena Bozkurt

Puan vermedi·432 syf.··
2020 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 13:16
Merhaba Aslında 22 günde okuduğum ama “Ne kadar uzun zamandır aynı kitabı oluyorum.” diye düşündüren bir kitapla geldim. Evet, 22 gün hiç kısa bir süre değil ama sanki iki aydır okuyormuş gibi hissediyordum. Epeydir listemde olduğu ve Nietzsche Ağladığında’yı okuduğumda merakım iyice arttığı için büyük bir heyecanla kitaba başladım. Şöyle başlıyor: “Ve nedir iyi, Phaedrus, ve nedir iyi olmayan- Bunu söyleyecek birine ihtiyacımız var mı?” Çok etkileyici değil mi? Bir adamın(adını bilmiyoruz), oğlu ve iki arkadaşıyla çıktığı uzun bir motosiklet yolculuğunu okuyoruz. Bu kadar basit ama bir o kadar da zor bir konu. Çünkü motosiklet hem metafor hem de gerçekliğin ta kendisi. “Bunların gümüyle insanların kafasında olduğunu söylediğinde Phaedrus’un demek istediği, aslında buydu. Birden ortaya fırlar ve bunu, motor gibi herhangi bir spesifik örnek göstermeden söylerseniz size deli gözüyle bakarlar. Ama onu spesifik ve somut bir şeye bağlarsanız deli görüntüsü yok olmaya başlar ve önemli bir şey söylemiş olduğu görülür.” Kitap kimileri tarafından roman olarak nitelendirilse de ben deneme olduğunu düşünenlerin taraftayım. Yazarın “akılcılık” üzerine yaptığı içsel konuşmalara eşlik edip Kant’a Platon’a Parmenedies’e ve daha birçok düşünüre denk geliyoruz. Ben bu kısımları daha iyi anlamak için durup, araştırıp okumaya devam ettim. Sanırım o yüzden de biraz yavaş ilerledim. Aslında birçok yerde ama özellikle sistem kısmında etkilendim. “Asıl sistem, gerçek sistem, var olan sistematik düşünce yapımızdan, akılcılığın kendisinden başka bir şey değildir; bir fabrika yıkılır ama onu üreten akılcılık bırakılırsa aynı akılcılık hemen başka bir fabrika üretecektir. Sistematik bir hükümet devrile yıkılır, ama o hükümeti üreten sistematik düşünce kalıpları sağlam kalırsa o düşünce
Zen ve Motosiklet Bakım SanatıRobert M. Pirsig · Ayrıntı Yayınları · 20221,543 okunma
Reklam
8/10
·592 syf.··
2020 1. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2020 01:12
Merhaba Çok uzun ve konu dışı konuşacağım, önerip önermediğimi merak ediyorsan; öneriyorum. Ön yargılarından sıyrılıp Azra Kohen okumuş olanlar bence tasarımı çok beğenecekler, öyle umuyorum. Okurken hayatın kutsallığını ve dengesini öyle hissediyorsunuz ki, ya da ben öyle anlam yüklüyorum bilmiyorum. Ön yargı dedim çünkü Fi dizisinden sonra yazar bir kesimin gözünde okunmaya değer görülmedi. Belki ben de o döneme denk gelseydim, önyargıya kapılıp okumazdım ama bundan 4 sene önce kitapçıda tanıştığım birisi biraz sohbet ettikten sonra “bence sen çok seversin” diyerek önermişti. Gerçekten de ben Fi-Çi-Pi serisini çok severek okumuştum. Sonrasında Aeden’i de, şimdi de Gör Beni’yi. Gör Beni’yi de kendim gibi sevdiğim @leena.diary hediye aldı. “Bu topraklarda yaşayan herkes için yazılan” kitabın başlangıcında yazarın notundan birkaç alıntı ile bir şeyler hissettirmesi dileğiyle başlayayım: “Sonucu ne olursa olsun sen sadece yaşamı korumak için gösterdiğin çaba kadar insansın ve işte, insanlığının ölçümü için buradasın. Yaşamın askeri olmak, ağaca, hayvana, çocuğa ve özellikle de senden çok farklı olanlara sahip çıkmak için tasarlandın.” • “Yaşadığımız her anın bize bir şey öğretmen için dizayn edildiğini; her acının derin bir anlamı olduğunu ve hayatın, uğradığımız haksızlıklarla bizi denediğini, yaklaştığımız yanlış kişilerle bize nice bilgiler yüklediğini, hayal kırıklıklarında bizi eğittiğini bil. Her an yaptığımız seçimlerle, dönüşme olasılığımız olan yüzlerce farklı kişiden birine varacağımızı, seçimlerimizin önemini kimse büyürken söylemez bize. Çünkü bu gezegende yaşam, potansiyelin keşfine değil, tüketime adanmış durumda, şimdilik.” Kitabın konusu kısaca yeni kurulan cumhuriyet ile saltanat yanlılarının arasındaki çekişmeler. Azra Kohen’in iki zıt kutuptaki
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma