Tom Hazard’ın tehlikeli bir sırrı var. 41 yaşında sıradan bir tarih öğretmeni gibi görünse de nadir rastlanan bir hastalık yüzünden aslında yüzyıllardır hayatta. Shakespeare’le aynı sahnede yer almış, Kaptan Cook’la açık denizleri fethetmiş, Fitzgerald’larla içki içmiş. Ama şimdi, tek istediği normal bir hayat sürmek. Kimliğini değiştirmeye devam ettiği sürece geçmişini geride bırakabilir ve hayatta kalabilir.
Yapmaması gereken tek bir şey var, âşık olmamak.
.
Matt Haig her ne kadar Gece Yarısı Kütüphanesi adlı eseriyle ün yapmış olsa da bu kitabın daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Üstelik daha bitirmemiş olmama rağmen. Gerçekten ilgimi fazlasıyla çekti ve devamında neler olacağına dair heyecanım arttı. Düşünmeden de edemiyorum. Acaba böyle bir hastalığım olsa iyi mi olur du, yoksa daha kötü mü? Ya da acaba şu anda dünyada böyle insanlar var mıdır? Aslında 500 yaşında ama bizim 40 yaşında zannettiğimiz. Kim bilir?
.
.
“Başka hayvanların ilerlemediği söylenir. Ama insan zihninin de ilerlediği yoktur. Bizler hep o aynı yüceltilmiş şempanzeleriz, sadece silahlarımız gitgide büyüyor. Her şey gibi kuanta ve parçacıklardan oluştuğumuzu anlayacak bilgiye sahibiz ama buna rağmen kendimizi içinde yaşadığımız evrenden ayırabilmek, kendimize ağaçlardan, kayalardan, bir kediden öte bir anlam yükleyebilmek için elimizden geleni yapıyoruz.”