sefa kuş

sefa kuş
@sefaersefa
Doğdum, büyüdüm, ölüyorum...
İkame Etkinlikler
“Yapay etkinlikler” sözcüğünü, şu tür bir etkinliği anlatmak için kullanıyoruz: İnsanların, yalnızca elde etmek yolunda çaba göstermek için veya yalnızca amaca ulaşmaya çalışmaktan edindikleri “tatmin” için kendilerine buldukları yapay amaca yönelik bir faaliyet. Bu, yapay etkinlikleri ayırt etmek için temel kuraldır. X amacına ulaşmak için çok zamanını ve enerjisini adayan bir kişiyi düşünerek, kendinize şu soruyu sorun: Eğer bu kişi, zamanının ve enerjisinin çoğunu biyolojik gereksinimlerini karşılamaya harcamak zorunda kalsaydı ve bu çaba da onun fiziksel ve zihinsel yeteneklerini değişik ve ilginç bir biçimde kullanmasını gerektirseydi, bu kişi X amacına ulaşmadığı için kendini bir şeyden yoksun hisseder miydi? Eğer cevap hayırsa bu kişinin X amacına ulaşmaya çabalaması bir yapay etkinliktir. Çağdaş endüstriyel toplumda, kişinin fiziksel gereksinimini gidermesi için asgari bir çaba yeterlidir. Önemsiz bir beceri edinmek için asgari bir çaba yeterlidir. Önemsiz bir beceri edinmek üzere bir eğitim programından geçmek, sonra da işe zamanında gelip, işin gerektirdiği son derece mütevazı çabayı göstermek yeter. Tüm gereken, makul bir oranda akıl ve en çok da İTAAT. Kişi bunlara sahipse, toplum ona beşikten mezara dek bakar. (Evet, fiziksel gereksinimlerine karşılanmış gözüyle bakamayan bir alt sınıf var ama biz burada orta sınıftan bahsediyoruz). Bu yüzden, çağdaş toplumun yapay etkinliklerle dolu olması şaşırtıcı değil. Bilimsel çalışmalar; atletik başarılar; hayırsever işler; sanatsal ve edebi yaratılar; kariyer basamaklarında tırmanma; artık fiziksel tatmin veremeyecek kadar çok para ve mal mülk edinimi ve beyaz olmayan azınlıklar için çalışan beyaz eylemcilerin durumunda olduğu gibi, eylemciyi kişisel olarak ilgilendirmeyen konulardaki eylemler; bunların hepsi yapay
İnsan ve Toplum
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bahar Gelsin Şu Dağlara Gidelim
Bahar gelsin şu dağlara idelim Belki derdimize çare bir çiçek Toplayıp devşirip derman edeyim Açılan yaramı sara bir çiçek Çünkü o da bir çiçeğin delisi Kelebektir böceklerin alisi Yeşil yamaç tabiatın halısı Nakış dökmüş ara ara bir çiçek Kara taşta ala geyik sesi var O geyiğin ıssız taşta nesi var Kavalın bir acı inlemesi var Çobanı düşürmüş zara bir çiçek Ben de bir aşığım reyhani adım Sorun çiçeklere az mı ağladım Benim tabiattan bir tek muradım Götüreyim nazlı yara bir çiçek Aşık Yaşar Reyhani
Şiir
Ervah-ı Ezelde
Ervah-ı ezelde levh-i kalemde, Bu benim bahtımı kara yazdılar, Gönül perişandır devri alemde, Bir günümü yüz bin zara yazdılar Bulmadım şadlığın iradesini, Çekerim bu gamın ziyadesini, Herkes dosta verdi ifadesini, Bizimkini ülüzgara yazdılar Aşk benimle eyler daim kıyl-ü kal, Daha sabretmeye kalmadı mecal, Derdim taksimdara kıldım arzuhal, Dedi neylim bahtın kara yazdılar. Gönül gülşeninde har oldu deyu, Hasretlik cismimde var oldu deyu, Sevdiğim, sevdiğin pir oldu deyu, Erbabı garezler yare yazdılar. Dünyayı sevenler veli değildir, Canı terkedenler deli değildir, İnsanoğlu gamdan hâli değildir, Her birini bir efkara yazdılar. Nedir bu sevdanın nihayetinde, Yadlar gezer yarin vilayetinde, Herkes diyarında muhabbetinde, Bilmem bizi ne civara yazdılar.
Şiir
Üşüyorum
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum Gözlerim parke parke taş duvarlarda Açılıyor hayal pencerelerim Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum Kekik kokulu koyaklardan aşarak Güvercinler ülkesinde dolaşıyor Bir çeşme başı arıyorum Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp Mis gibi nane kokuları arasında Ruhumu dinlemek istiyorum Zikre dalmış her şey Güne gülümserken papatyalar Dualar gibi yükselir ümitlerim Güneşle kol kola kırlarda koşarak Siz peygamber çiçekleri toplarken Ben çeşme başında uzanmak istiyorum Huzur dolu içimde Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum.. Muhsin Yazıcıoğlu
Şiir
Bir Kahraman Bekliyoruz
Kal'a gibi dik başın bulutlarla yarışsın, Dalga dalga saçların rüzgarlara karışsın! Adını nakşedelim, eski-kadîm surlara Sesini haykıralım asırdan asırlara... Salvetinle titresin yeniden doğu-batı, Ve kurulsun Allah'ın edebî saltanatı... Ufukları kaplasın bayraklarımız al, al, Göklere zaferimizi çizsin vahşi bir kartal!.. Kahramanlar büyüsün masalda dev misâli, Eğilsin öpsün gökler canım nazlı hilâli... Ordular yeniden Tuna'ya akın etsin! Bir Yıldırım çaksın da uzağı yakın etsin! Selam dursun karşısında bütün şerefler, şanlar! Namını tebcil etsin, yıldızlar kehkeşanlar... İçimde hiç sönmeyen bir fetih sevdası var. Yavuz gibi diyorum: Bu dünya insana dar! Bir sada duymak için sahralara düşeyim. Helal olsun bu yolda,varım yoğum herşeyim!.. Volkan gibi lâv atmış, ne susmuş ne sönmüşüm. Ben bu imân uğruna çılgınlara dönmüşüm.
Şiir