Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne
Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne
Rîze-i elmâs eker her açtığı zahma o şûh
Lûtfu var olsun eder ihsân ihsân üstüne
Dilde gam var şimdilik lûtfeyle gelme ey sürûr
Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne
Yârdan mehcûr iken düşdük diyâr-ı gurbete
Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne
Hem mey içmez hem güzel sevmez demişler hakkına
Eylemişler Râsih’e bühtân bühtân üstüne
Rasih
Okuduğunuz şiirlerde geçen mekanları ziyaret ettiğiniz oldu mu hiç?
Ya da gittiğiniz bir mekanda bir dize hatırlayıp şair burada gezmiş ruhu burada bir şeyler hissetmiş dediniz mi hiç?
Bir gün Yakup abi ile yine bir takım mülahazalarda bulunuyorduk sana bir fıkra anlatacağım dedi ve başladı.
Vaktiyle en tembel kimdir diye merak etmişler ve bunu bulmak için bir yarışma düzenlemişler. Her yere haberler salınmış tellaklar çıkarılmış, şu gün şu handa en tembel kim onu bulacağız demişler.
Vakit gelmiş tembel olduğunu düşünen kimseler onlara hazırlanan yerlere yatmışlar başlamışlar beklemeye bir süre sıkılanlar olup gitmiş. Onlar elenmiş, aradan handa gürültü yapmışlar rahatsız olanlarda gitmiş. Onlarda elenmiş. Bir takım sınavlar düzenlemiş derken en son 2 kişi kalmış bir türlü oralı olmamışlar. En son birisi sobayı devirelim belki yangın korkusu olur da çıkarlar birinciyi buluruz demiş. Öyle de yapmışlar soba devrilmiş közler saçılmış tembellerden biri iç geçirerek keşke şu közler az daha yakına düşseydi de tütünümü yakardım demiş. Birinciyi seçmişler.
Tabi konu başkaydı örnek böyleydi sohbet devam etti ancak benim aklıma şu geldi gerçek tembel bu şekilde bulunamaz, zira gerçek tembel o denli tembeldir ki tenezzül edip o yarışmaya bile katılmamıştır!
Bazan "adamın bir şiirini çok çok güzeldi gidip kitabını aldım kitabını hiç beğenmedim sadece o şiiri iyiymiş" kabilinden yorumlara denk geliyorum, ya hu adam ömrü hayatında derdini tastamam anlatan çok güzel 1 şiir dahi olsa yazmış, süslü kelimeler ile dahi kafiyeli bir sıralama yapamayacaklar için ne cüretkar bir yorum.