İnönü der ki:
“Buna imkân vermem. Ben ihtilalci ve Kuvayı Milliyeci İsmet’im. Bu devleti yoktan bu hale getirdik. Üç-beş çapulcuya maskara ettirmeyeceğiz. Yaptığımız bir tecrübedir. Muvaffak olursak ne âlâ. Olmazsa vazgeçer, birkaç sene daha eski usulde gideriz. Sonra yeniden tecrübe ederiz.”
İsmet İnönü, Saracoğlu’nu anlatırken bana şöyle dedi:
“Korktuğu ve dolayısıyla dikkat ettiği irtica idi. Hep irticanın iyi niyetlere bulaşacağından endişe ediyordu.”
Çocuk, İsmet Paşa’ya şöyle diyecektir:
“Ne yüzle buraya geliyorsun? Sen bana şekeri beş liraya yedirmedin mi?”
İsmet Paşa şu cevabı verecektir:
“Ama seni babasız bırakmadım.”
Babasız kalmayanlar babasızlığın acısını bilmiyorlardı fakat şekersiz kalanlar şekersizliğin tatsızlığını biliyorlardı.