• Sabah nöbet yerinde ne var ne yok, kontrol etmek ve nöbettekileri değiştirmek için, bir başka manga gönderildi. Biraz sonra yeni giden manga çavuşu, şaşkın bir vaziyette geri geldi.
    " Yüzbaşım, bütün nöbetçiler şehit olmuş, ama çavuş nöbeti bırakmıyor..." dedi.
    Yüzbaşı ile beraber ben de gittim. Gerçekten de çavuş nöbette idi. Bir kayanın üzerine abanmış, parmağı tetikte, gözleri açık bütün dikkati ile ileriye bakıyordu. Bir mermi alnından girmiş, arkadan çıkmıştı. Sırtı kan içinde idi. Alnından akan kan, göz çukurlarından aşağı yaş gibi damlamıştı. Önce silahını alalım dedik, bırakmadı. Yüzbaşı geldi, eliyle çavuşun omzuna dokunarak: " Sen görevini yaptın. Nöbetin bitti." dedi. Şaşırtıcı bir şey oldu. Çavuşun parmakları çözüldü, yavaşça kayıp sırt üstü uzanıverdi. Kim bilir, şehit orada hala nöbette idi...
    " Allah yolunda öldürülenlere " Ölüler " demeyin, zira onlar diridirler. Fakat siz farkında değilsiniz. "
    Aydın Ayhan
    Sayfa 304 - Şehitkale Yayıncılık
  • Üç beş ay eğitim verdiler
    Artık senin adın Mehmet dediler
    Buranın adı peygamber ocağı
    Geride kaldı ana kucağı

    Elbisen üstüne postalın ayağına büyük
    Dağlar gibi omzundaki yük
    Vur kalmasın kanımız yerde
    Adam olmaz karşına dikilen sürtük

    Hasret tüter şahin bakışlı gözlerin
    Sen Mehmet’sin yok benzerin
    Nesimi gibi Mansur gibi
    Geri adım atmazsın yüzülsede derin

    Vefasızlık kaderin sitem edersin bazı bazı
    Üzülme ölürsen şehit kalırsan gazi
    Oturduğu yerde üç beş zengin piçi
    Vatan kurtarır açıldımı ağzı

    Mehmedim nöbette üşür
    Gelecek için hayaller görür
    Namus sensin vatan sen
    Parola bilmeze tetik düşür……….e.meral