"Disiplinli" insanlar hayatlarını kahramanca irade ve öz kontrol gücü gerektirmeyecek şekilde yapılandırma konusunda daha iyiler. Başka bir deyişle, baştan çıkarıcı durumlarda daha az zaman geçiriyorlar.
Davranışımızı ortamdaki nesnelerle değil, onlarla olan ilişkimiz tanımlar. Aslında bu, ortamın davranışınız üstündeki etkisini düşünmenin faydalı bir yoludur. Ortamı nesnelerle dolu olarak düşünmeyi bırakın. İlişkilerle dolu olarak düşünmeye başlayın. Etrafınızdaki alanlarla nasıl etkileşim kurduğunuzu düşünün.
Pek çok insan motivasyon sıkıntısı çektiğini sanır, oysa aslında netlik sıkıntısı çekmektedir. Ne zaman ve nerede eyleme geçeceğiniz her zaman bariz değildir. Bazı insanlar bütün hayatlarını bir iyileşme yapmak için doğru zamanın gelmesini bekleyerek geçirir.
Bir davranış ne kadar otomatikleşirse onu bilinçli olarak düşünme olasılığımız o kadar azalır. Ve bir şeyi daha önce bin kez yapmışsak bazı şeyleri atlamaya başlarız. Bir sonraki seferin bir önceki gibi olacağını varsayarız. Her zaman yaptığımız şeyi yapmaya o kadar alışmışızdır ki durup doğru olup olmadığını sorgulamayız bile. Performanstaki başarısızlıklarımızın çoğu, büyük ölçüde öz farkındalık eksikliğine dayandırılır.
Geçmiş davranışlarınıza yol açan, altta yatan inançları değiştirmediğiniz sürece, alışkanlıklarınızı değiştirmek güçtür. Yeni bir hedefiniz ve yeni bir planınız vardır ama olduğunuz kişiyi değiştirememişsinizdir.