Gülüyor, iri, mavi gözlerinde kederlerin en acısını, en onulmazını taşıyordu. Büyük bir yarası, bir derdi olmalıydı. Onulmaz bir yarası... Dünyanın ortasında tek başına kalmış bir hali vardı. Yalnız, yapayalnız.
Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Tek insanoğluna güçleri yetmeyecek, onun sırrına ulaşamayacaklar.