Bir Tereddüdün Romanı. Gerçekçi bakış açısıyla ele alınan bir yaklaşımı yok. Aksine, insanın kendi içinde yaşadığı bunalımları, tereddütleri, bocalamaları anlatıyor. Böylece daha kitabın başında sizi etkisi altına alıyor. Romanda iki karakter daha ağırlıklı olarak anlatılsa da toplamda üç ana karakter var: Mualla, Vildan ve muharrir (yazar). Karakterlerin az olması, okurun hikayeye hakimiyetini kolaylaştırıyor. Hepsinin farklı özelliklerini derinlemesine görmüş oluyorsunuz. Gelin, biraz da bu karakterlerden bahsedelim.
Roman aslında Mualla ile başlıyor. Mualla’yı diğer ana karakter olan muharririn kitabını okurken görüyoruz. Muharririn kitabında yer alan melankolik tarzdaki alıntıların bir kısmını Mualla’yla birlikte biz de okuyoruz. Mualla’nın muharririn yaşadıklarını hissetmesi ve ona yardım etmek istemesiyle okur da onunla birlikte buhranlar yaşıyor. Evet, kitap ‘roman içinde roman’ şeklinde başlıyor.
Gelelim Mualla’nın kendisine. Mualla güzel, akıllı, garantici ve alışkanlıklarına bağlı ama aynı zamanda her ne kadar dış dünyaya belli etmese de hisli biri. Biraz sıradan... Yolu bir gün bir tanıdıkları vasıtasıyla okuduğu kitabın yazarıyla kesişiyor. Muharrir görür görmez Mualla’dan etkileniyor ve ona kısa sürede evlenme teklif ediyor. Ama Mualla’dan yanıtında aceleci olmamasını ve samimi olmasını istiyor. Mualla garantici kişiliğinin etkisiyle her şeyi süzgeçten geçirmeye başladığında roman diğer karakterlerle devam ediyor.
Daha sonra muharririn yolu Vildan’la kesişiyor. Vildan muharririn kitaplarını okumuş ve ondan oldukça etkilenmiş biri. Çünkü onun romanlarındaki kadın karakterleri kendine çok benzetiyor. Vildan nasıl biri? Ruh tahlillerini kesin bir şekilde yapabiliriz çünkü bu kitaba çokça yansıtılmış. Ama Vildan’ın gerçekte kim olduğunu tam anlamıyla