Bizim imtihanımız, vermeyen ellerimiz, kaçmayan uykularımız, sevmeyen yüreklerimiz...
Varamadığımız secdeler, tutamadığımız oruçlar, malımızdan geçip de veremediğimiz sadakalar bizim imtihanımız..
Bencilliklerimiz, hırslarımız ve dahi ihtiraslarımız hep bizim
imtihanımız...
İçerisine düşüp de bir türlü çıkamadığımız mal,mülk, makam, itibar, şan, şöhret kuyuları ile sınanıyoruz. Yol
uzun, yolculuk zor, heybemiz omuzumuzda... Ve biz, hangi rüzgâra kapılmış gidiyoruz?
Benim âmentüm, bir nesil âmentüsüdür. Tek kişiye ait olmanın derinliği yanında, toplumun koro sesi çoğul, çok yanlı bir yaygınlık özelliği de vardır. Bir orkestra zenginliği ile yüklü, anlamca ve eylemce.
Senin değil miyiz hepimiz
Senin değil mi her şey
Alırsın kime ne verirsin kime ne
Ve bu açtığımız eller senin değil mi
Senin değil miyiz hepimiz Rabbim
Bir yıldız bir ağaç nir buğday tanesi kadar
Bize dokun
Dokunmazsan uçacağız tozlar gibi uzayın derin soğukluğuna
Kahire'den Bombay'a İstanbul'dan İsfahan'a Kudüs'ten Paris'e