Puan vermedi·184 syf.··
2026 3. kitabı
Yazar küçücük bir çocuğun zor hayatını gözler önüne seriyor. Yoksulluk, ilgisizlik, koca bir hayal dünyası… Kendimi bazen gülürken bazen ağlarken buldum. Yüreğinize dokunacak şeker tadında bir kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,7bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:42
Sanki kendi çocukluğum geçti gözümün önünden, unuttuğum bir çok şeyi hatırlattı; acılarım, sevinçlerim, hüzünlerim, umutlarım ve hayallerim. Her çocuğun içinde olan ve zamanla unutulan yerini ufak bir sızıya bırakan o şey...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·100 syf.··
2026 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:51
Kaleydoskop: Pamuk Şeker ve Kırmızı Et, anlatım biçimiyle dikkatimi çeken bir kitap oldu. Çünkü burada karakterleri önce tanımıyor, önce onların hayatlarını ortak bir noktada kesiştiren olaya tanıklık ediyoruz. Ardından her bölümde farklı bir karakterin hayatına, düşüncelerine ve geçmişine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Kitabı okurken en çok düşündüğüm şey, bir insanın hikâyesini ne kadar bildiğimiz oldu. Çünkü her karakterin görünen hayatının altında başka bir kırılganlık, başka bir yük ve başka bir gerçek saklı. Yazar, bu karakterleri tek tek tanıtırken aslında bize sadece onların hikâyelerini değil, insan olmanın karmaşık taraflarını da gösteriyor. Kitabın adı da bu açıdan oldukça anlamlı geldi bana. “Pamuk şeker”; geçiciliği, masumiyeti ve hafifliği çağrıştırırken, “kırmızı et” çok daha sert ve gerçek bir dünyayı temsil ediyor. Belki de yazar, hayatın tam olarak bu iki uç arasında yaşandığını anlatmak istiyor: Bir yanda tutunmaya çalıştığımız kırılgan güzellikler, diğer yanda ise kaçamadığımız gerçekler. Tıpkı bir kaleydoskop gibi, her bölümde aynı olayın farklı bir yansımasını görüyor; her karakterle birlikte hikâyenin başka bir parçasını tamamlıyoruz. Ve kitap bittiğinde geriye sadece bir olay değil, birbirine görünmez bağlarla bağlı birçok hayat kalıyor.
KaleydoskopAhmet Faruk Kirazlı · Orionebula Yayınevi · 202510 okunma
Güneşi Uyandıralım - Jose Mauro De Vasconcelos
5/10
·280 syf.··
2026 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:48
Kitap / Book: Vamos Aquecer o Sol / Let's Warm Up the Sun / Lasst uns die Sonne wecken / Güneşi Uyandıralım — José Mauro de Vasconcelos, 1974 Tür / Genre: Bildungsroman, çocuk edebiyatı, büyüme hikâyesi Coming-of-age novel, children's literature, literary fiction Dönem / Period: Modern Brasil literature – Brasil Modern Brezilya edebiyatı – Brezilya Kısa Özet / Short Summary: Şeker Portakalı'nın devamı olan romanda Zezé biraz daha büyümüş, ancak hayal gücü ve duygusal dünyası hâlâ yaşamının merkezindedir. Çocukluktan gençliğe geçiş sürecindeki yalnızlıkları, dostlukları ve iç çatışmaları konu edilir. In this sequel to My Sweet Orange Tree, Zezé has grown older, yet his imagination and emotional world remain at the heart of his life. The novel explores loneliness, friendship, and the challenges of growing up. Yorum / Review: Şeker Portakalı'nın devamı olan bu ikinci kitap, çocuk psikolojisini en başarılı şekilde yansıtan eserlerden biri. Gerçek ile hayal arasındaki sınırın bulanık olduğu Latin Amerika'ya özgü büyülü ve sürreal atmosfer, hikâyeyi bambaşka bir boyuta taşıyor. Özellikle çocukların hayali arkadaşlarıyla kurduğu ilişki ve bu bağın anlatılışı, kitabın en çok yüreğime dokunan yönü oldu. Zezé'nin iç dünyasına yeniden tanıklık etmek hem hüzünlü hem de sıcacık bir deneyimdi. Bu kitap, bir yaz esintisi gibi gelip geçen ama etkisini uzun süre bırakan yumuşacık bir duyguya sarıyor okuru. As the sequel to My Sweet Orange Tree, this novel is one of the finest portrayals of child psychology I have encountered. The uniquely Latin American blend of reality and imagination creates a magical, almost surreal atmosphere. The theme of imaginary companions touched me deeply and became the most memorable aspect of the story. Returning to Zezé's inner world was both
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202542,9bin okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 17:41
İyi Hisset Serisi’nin ilk kitabı olan Sihirli Şeker Dükkanı, tam da ismi gibi sizi iyi hissettirecek şeker gibi tatlı hikayeler barındırıyor. Kitap, toplam 6 hikayenden oluşuyor ve her hikayede farklı karakterlerin yaşadıkları endişeleri ve korkuları Sihirli Şeker Dükkanı’ndan aldıkları şekerlerle nasıl yendiklerini ve düzelttiklerini okuyoruz. Her hikaye birbirinden bağımsız olay örgülerine sahip ve hikayelerin sonunda kendimiz için de çıkarabileceğimiz güzel sonuçlar var. Kitabı karakterlerin bakış açısından ve onların direkt anlatımından okuyoruz. Yazım dili oldukça basit ve anlaşılır. Bazı yerlerde çeviri hataları olduğunu düşünüyorum. Her yaş kitlesine hitap eden tatlı bir kitap bence. Özellikle çocuklar ve ergenlik dönemindeki gençler için anlamlı olabilecek hikayeler barındırıyor. Serinin devam kitapları henüz ülkemizde çıkmamış. Eğer devam kitapları da gelmeye devam ederse kesinlikle okumaya devam edeceğim ve kitaplığımda bulunmasını isteyeceğim bir seri. Bazen insan çok yoğun tempoda, zorlu şartlarda ya da sıkıntılı mental durumlarında kendisini yormayacak, dinlendirecek ve kendisine iyi hissettirecek bir şeyler okumak istiyor. Bu kitap tam da öyle bir kitap. Sizi yormayan, aklınızı kurcalamayan, sıkmayan ve kendinizden de bir şeyler içinde bulabileceğiniz tabiri caizse “safe hissettiren” bir kitap olduğunu düşünüyorum. Böyle zamanlar için önerebileceğim tatlı bir hikaye kitabı.
1000Kitap
Sihirli Şeker DükkânıHiyoko Kurisu · Athica Yayınları · 2025454 okunma
Sizin hiç Portuga'nız oldu mu??
10/10
·184 syf.·
2026 96. kitabı
Bu kitabı bitirmedim! o, beni bitirdi.. Gözyaşlarım yanaklarımda tuzlu bir gölet oluşturmuş durumda, boğazım düğüm düğüm, sayfalar arasına hıçkırıklarım karıştı.. 35 yaşındaki halimle okuyunca meğer ne çok şey biriktirmişim içimde dedim, Zeze' yi değil büyümemiş leyla'yı okudum bu satırlarda.. Veryansın ettim, yerle yeksan oldum sanki sonlara doğru.. Yazar bu eseri 12 günde yazmış ama 20 yıl içinden atamamiş.. bu bana öyle metaforik geldi ki, bazı insanlar anlık gelir ama ömürlük iz bırakır, ben böyle anladım şu görüşte bile.. Herkesin bir Portuga'sı illa ki olmuştur.. şimdi size aslında bu kitabın beni neden yaraladığını anlatan kısa bir öykü sunacağım.. Daha 10 yaşlarındayım, bir öğretmenim vardı, ismi Abdullah.. Okula gelirken saçları rüzgarda dalgalanir, gülümsemesi değil okulu, Konya'yı kaplardı sanki.. Kareli bordo suveteriyle, elinde siyah çantası.. sanki okula değil sadece benim minik yüreğime gelirdi.. O, nöbetciyse ben de nöbetçi olmak isterdim.. O seviyor diye kitap okumaya başlamıştım, (sabah 5'lere kadar kitap okumam sırf bak ben okudum demek içindi) O sevinsin diye dersinden dönem ödevleri alırdım.. (halbuki ne Türkçe dersiydi ne matematik.. O benim Portuga'mdı.. Aradan yıllar geçti ben büyüdüm liseye geçtim onun ise tayini çıktı.. Bu yaşımda hala o çocuksu yanıma özlem duyuyorum, bana bahşettiği baba sıcaklığını hâlâ arıyorum.. Sanırım Onun için zeze'den çok küçük Leyla'ya ağladım.. İçim titredi okurken, sesim, hıçkırıklarım evi doldurdu.. (Allah'tan oğullarım evde degildi çünkü sadece mutluluktan aglayışlarıma tanık olsunlar istiyorum..) Olur da ömrüm vâkıf olursa 60'lı yaşlarımda yine okumak istiyorum, bakalım o yaşlı bünyemde Portuga'm hâlâ içimde yeşerecek mi?..
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,7bin okunma