zeynel

zeynel
@sekernal
bana ateş yak kendi kitabından
Tezgahtarlığın zorluklarından biri tekrardır. İnsanın en zor dayanabildiği çalışma koşulu olan tekrar, sağlıklı bir aklın ani ölümüne neden olur. Aynı cümleleri aynı mimikler eşliğinde iki bin kez duymuş olan tezgâhtar, artık ne dendiğini duymuyordur. Başka konular üzerinde yoğunlaşıyor, karşısındakinin banka hesabında ne kadar tramı olduğunu ya da yanındakinin vardik rengini tahmin etmeye çalışıyordur. Kimseyi duymayan tezgâhtar, konuşmanın hangi bölümünde olduğunu karşısındakinin yüz ifadesinden anlar.
Reklam

zeynel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·212 syf.··
12 günde okudu
·
2022 43. kitabı
Hakan Günday
7.8/10 · 5,6bin okunma
Tezgahtarlar, hayatlarındaki disiplinsizliği işlerine nadiren yansıtırlar. Bir planları vardır. Ancak planlarının tek kötü yanı kendi hayatlarına dair olmamasıdır. Müşteriyi görür ve tezgah kurarlar. Müşteri gittiğindeyse, hayatsız kalırlar. Çünkü tezgahtar tezgahsız yaşayamaz. Tezgâhtar başka hiçbir iş yapamaz. Bu yüz den Antalya, işsiz tezgâhtarlarla dolu bir kenttir. Tezgahtarlık ilk değil, son iştir. Herkesin tezgâhtar olduğu bir dünyada hiçbir şeye şaşırmamak gerekir çünkü üreticilik dönemi sona ermiş, aracılık dönemi başlamıştır. Ancak aracılığın yan etkisiyse deliliktir.
Antalya, dünya üzerinde kendine ait güneşi olan tek kenttir. Bu güneş ısıtmaz ama ıslatır. Kanser yapmaz ama kan kusturur. Irkçı bir orospu çocuğudur. Turisti bronzlaştırırken, çalışanı buharlaştırır. O kadar erken doğar ki geceyi kimse anımsamaz. Güneş Antalya'ya, Isparta'dan yakındır. Kirpik terletir, dudak yapıştırır. Tatil köyüne doğuyorsa, kahvaltı sonrası için havuz kenarındaki şezlonga havlu atma, Topaz'ın bahçe girişindeki güvenlik kulübesine doğuyorsa beyin kanaması zamanıdır.
Durumun ne kadar değişik olduğunu, kendisinin ne yaman tehlikelerle sarıldığını farkedemiyecek kadar yeni hayatının çekiciliğine kapılmış; bunun dünyada en güvenli, en sonrasız bir şey olduğuna, herhangi zavallı bir aşk hastası gibi inanmıştı.
Reklam