Seko Slayson

Hiç bilmediğinden, anlatılanları da çok kavrayamadığından gözünün önüne getiremediği güneşi, suyu bol olana o ülkedeki adın edineceği yeni Tanlar armağanlar alma isteği duyuyordu, bu onun da hakkıydı. “Hayır, hayır! Daha ileriye gitmeyin lütfen. Bakın yine, sizin için her yapılana bir karşılık vermeye kalkıyorsunuz, bayan Lemmer, “diye karşı koyacaktı Gildane Korkmaz . Sevinmek için bu tür şeyleri yapmak istiyordu. Yoksa yediğinin içtiğinin eşit karşılıklarını ödemeyi düşünmemek gerektiğini son günlerde öğretmişlerdi ona.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
— Yok canım, ağlamayacağım. Mutlu olmaya da alışabiliyor insan. Bekliyorum.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Alıntı
“Beni arasız denetliyor bu adam, “ diye düşündü. “Kapımı açmak zorundayım sanki. Niçin böyle fakat? Bin kez sordum kendime. Niçin, niçin, niçin? Uslu uslu açtım hep. Kolay değil çünkü. Yaşlı bir Alman kadın yalnız yaşıyorsa, yok, yoksul sayılan herhangi bir Alman yalnız yaşıyorsa, kapısını en çok beş on gün kapalı tutabilir. Bir hafta sonra kırarlar, ya da belki bir hafta başı. Bundan ötürü, kapıyı açıp gelene görünmeli, onun onayını almalı, evet, henüz daha hayattaymış anlamında, sonra da kuytuluğuna sinmeli. “
Sayfa 199·Kitabı okudu
Alıntı
Bir gün ne demişti sevgili saygıdeğer Herr von Haabe: “Träume im Spiegel, aynadaki yansımalarız biz kıymetli hanımefendi, kayıp giden düşleriz. Bunu anlasak kıyımlar azalırdı…”
Sayfa 173·Kitabı okudu
Alıntı
Oğlanlarımıza köksüzlük acı verecek zannımca Feride Hanım. İnsan sevmeyip, adamın yabanı olacaklarsa, okusalar, ceplerine para koysalar neye yarar. Horlanmak, yurtsuzluk kişiyi zebun eder. Bu derdin devasını da ne kurtta ne kuşta bulamazlar.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam