Seko Slayson

Siz halktınız. Sizinle yücelecektik. Gülüşünüzle tüm kayın ormanlarını, sessiz gölleri, sevdalı lied’leri ilham eden değil miydiniz bize, sanatımıza. Şimdi şunu dinleyin, sizin için çalıyorum. Dibi karanlık yosun yeşilleriyle kaplı, yüzü akşam yelleriyle yalanıp titreyen kanalların dinginliğini ancak bu sesler taşıyor. Benzersiz bir yorum, benzersiz bir melankoli ve işte Schubert ve Güzel Değirmenci Kız (Die Schöne Müllerin). Şimdi Beethoven… Ağlayınız, bu sizin için gülmek olacak sevgili hanımefendi, ağlayınız.. İçinizdeki durgun çökelme sarsılsın. Yalnızlığa baş eğmeyin. O acılı bir ön ölümdür.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Yatak odasının kapısına yığılmış, göz alan güzellikteki ciltli kitapları görmek, komşuları tedirgin etmişti. Gerçek bir okumuşla onca yıl aynı çatı altında yaşamanın sonraları anı olarak nasıl dile getirileceğini bilmeyenlere özgü bir sıkıntı akmıştı içlerinden.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
Baharın insanlara getirdiği yaşama sevinci yaşlandı. Ne tuhaf, bu kentte, bu yıllarda yüreğini olduğu yerde tutacak denli çıplak duyuyor kişi. Ölümle yaşamak arasında ayrım kalmadı. İşte bu bize yapılan en büyük kötülük oldu. Zamanı elimizden aldılar.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Alıntı
Varsıl olmayanların ne kadar yerle yetinbileceklerini yöneticilerimiz saptıyor, ona göre bölümler ayırıyorlar bize. Buyrun gelin, diyorlar, şükredin açıkta değilsiniz. Açıkta değiliz ha…
Sayfa 87·Kitabı okudu
Alıntı
Yumuşatılmış, soldurulmuş bu hayat eğiminden ölüme gürültüsüzce kaymak ister gibiydi. Bundan ötürü sanki hayatın güçlü soluğundan, ana damarından geriye çekiyordu kendini. Can evindeki özü azar azar örselemek tüketmek daha az acı vericiydi. Yalnızlığı en iyi yardımcısıydı bu konuda.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam