İkimizin de çok sevdiği adam değil miydi "Nuh'ta geleceği okuma yeteneği olsaydı, kesinlikle gemisini ya- kardı," diyen? Cioran.
"İşte böyle bir zamanda yaptığın şeyle sen, dünyayı 'çürümüştür' diye damgaladın."
"Bana okuduğun ilk dizeyi hatırladığını bilseydim, yapamazdım,” dedim.
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk.
Hiçbir yere gitmiyor.
Gitmedi. Tepemde asılı kaldı ağır yaralı çocukluğum. Kahramanlar bazen böyle yoksunluklardan doğar işte. Yanıp kül oldukları yerden.
Ne var ki insan, hakkında iyi düşünceler beslediği dünyanın mahvolmuş olduğunu keşfetmeye görsün bir kere. İnsanın altın çağının geri gelmeyeceğini, zaten hiç olmadığını, ömür denen şeyin boş bir umudu beslemekten ibaret olduğunu anlamaya görsün. İnsan, insan denen varlığın en iyimser oranla yarısının şerefsiz mahlukat, diğer yarısının da bu şerefsiz mahlukatın oyuncağı olduğunu fark etmesin bir kere. İşte orada yeni bir ülke başlar. Bu ülke bir hayaldir aslında, bir umut, önce siz ve sonrası, anlık bir anlamdır sadece. Ama burası en onursuzca çöküşle doğan onurun ülkesidir. Burası Phoenix müdürüm. Burada kendini yakarsın, kendinle birlikte zalimleri de yakarsın ve küllerinden yeniden doğarsın. Duymasan da ne gam! Var olan dünya öyle kirli ki. Ö
yle acımasız, öyle gaddar ve haşin ki! Yeniden de olsan da aynı dünyaya geleceksin, gelme. Yeniden doğma. Phoenix’in küllerinde kal.