Gerçek sanat adamı, kendi isteği ile yaratmadığı bir güzellikle övünmek şöyle dursun, kaçınır ondan, tiksinti. Hani bazı şairler olurmuş, kendilerini esine bırakırlarmış, içlerine birdenbire pek güzel şeyler doğar da onları söyleyiverirlermiş, öyle kimseler gerçekten var mıdır bilmem onu, varsa da birer sanat adamı değildir onlar, bülbülün ötmesi gibi, ne yaptıklarını bilmeden öterler.
Bir insanın türlü tutkular etkisindeki durumunu, tepkilerini en iyi belirten de aşk değil midir? Kahramanların aşkı, korkakların aşkı, pintilerin aşkı... Aşk bizim, o tutkuların elindeki insanları daha iyi anlamamıza hizmet eder.
İlk başta garip gelebilir ama dini amaçlı bağışların içinde günahlardan af dilemek amaçlı olanların bir kısmı, ancak günah ekonomisi sayesinde oluşur. Yani günah ekonomisi büyüdükçe, ona bağlı olarak bir kısım dini faaliyetlerde de artış ortaya çıkar ve dini ekonomiyi canlandırır. Çünkü günah ekonomisi olarak isimlendirilen ekonomik faaliyetlerden elde edilen gelirlerin bir kısmı, dini amaçlı bağışlarda kullanılarak dini ekonominin büyümesine katkı sağlayabilir.