Açıklamalar görmek istiyorsunuz ama kitap bunu bir türlü başaramamış.Zaten söyleşi kitabı olduğu için fazla derinlik aramıyorsunuz ama sanki iki üç tık daha konulara derinlik verilmiş olsa idi kitabın puanı yüksek olacaktı.
Eleştirilmesi gereken bir konu da taihimizin en önemli konularındam birisini anlatan kitabın akademik değil söyleşi şeklinde olmasıydı.Bu konu hakkında elde sıradan halkın öğrenebileceği iyi kitaplar pek yokken ,belki halka daha yakın olmaktan dolayı,böyle popülist tarzda yazılan kitaptan pek bişey beklemek gerekmez.Ittihat ve terakki hakkında derli toplu ve dolu dolu bilgiler edinmek istiyorsanız ben bu kitabın doğru bir seçim olacağını düşünmüyorum.
Aslında çok iniş çıkışlarımlarım oluyor ama zararsızca.Kendi içimde yaşadığım çabalamayı kimseye göstermemeye çalışmak daha düşüncesizce.
Sorun şu ki tabiatımı görememek hayalet şehrinde dolaşmak gibi.
Demokraside iktidarın kaynağını ve geçerliliğini "milli irade" gibi anlamsız fiksiyonlarda değil, halkın özgürlük, insan hakları, açık rejim ve yönetime katılma ilkelerine olan inancında aramak gerekir.
Son tahlilde -ve gerçekçi bir açıdan bakıldığı zaman- seçimler sonunda beliren ne milli irade, ne genel irade, ne de halk iradesidir; sadece seçimde oy kullanmış olan seçmen çoğunluğunun siyasal tercihidir.