Devlet, ne millet ne iktidar ne de din ile tanımlanabilir.Devleti oluşturarak insanlar kendi şahsi meselelerini ötelerler, karanlık dünyalarına bir süreliğine girmezler.İnsanlarla toplu iletişim bir devlet kurumunu gerektirir.Toplu iletişim de kendi iç dünyamızda istediğimiz bir şey değildir, bir dürtüdür.Çünkü özgürlük diye bir şey yoktur.İnsan da devletin varlığında kendi emellerini gerçekleştirmeyi ötelemiştir.
Bu açıdan bakıldığında, politikanın yönetme ve itaat etme şeklinde bir "iktidar ilişkisi" olma niteliği yanında, "siyasal kararların alınmasına katılma" niteliğinin bulunduğu da görülür.
İnsanlar arasında düşünce ve çıkar ayrılıkları var olduğu sürece bu ayrılıkların doğurduğu bir çatışma da var olacaktır ve dolayısıyla politika da var olacaktır.
Politika gerçekte hem bir çatışma ve iktidar kavgasıdır, hem de -hiç değilse bir ölçüde- toplumun bütün üyelerinin yararına olabilecek bir düzen yaratma aracıdır.