'Her yol, yola çıkmadan önce uzundur.' sözünün doğruluğunu Suriye seyahatlerim sırasında anladım ben. Gördüm ki oturduğum yerden korku ve endişe üretmek yerine, sadece ayağa kalkmak ve davranmak gerekiyormuş. Ondan sonrası kendiliğinden geliyormuş. Zorluklar kolaylaşıyor, mesafeler kısalıyor, sıkıntılar keyfe dönüşüyormuş. Bizzat tecrübe ettim.
Hayaller güzeldir, idealler de öyle. Ancak Ortadoğu coğrafyasının acı ve somut gerçeklikleri, hayalleri de realize etmeyi gerektirmektedir. 'Gerçekleşebilecek hayaller' kurmak Ortadoğu'da siyasetin sırlarından biridir. Ve maalesef Ortadoğu, hayallerin güçle, kanla ve can yakmakla gerçekleşebildiği bir coğrafyadır.
Bana travmalarından bahset açık yaralarından
Bana arkana bakmadığın tüm anlardan
Eksik kaldığın zamanlardan bahset
Anlat kime en son neden sarıldığını
Ve artık yüzünü kızartmayan her şeyi
Çünkü her şey aynada asılı duran bir tokattır
Kış gelir, sac sobanın üzerindeki mavi çinko demlik cızırdamaya başlar. Babam hiç yanından ayırmadığı daktilosunun başında kim bilir neler yazar, annem sedirde söküklerimizi diker, vagon evin penceresinden dışarıda savrulan kar tanelerine büyülü ışıklar düşerdi.
Bu masal hiç bitmeyecek, ben çocuk şehzade hiç büyümeyecek sanırdım.