Günümüzde bir dine mensup insanların yaptıkları en büyük hata kendilerine Allah'a çok uzak gördükleri için araya aracı koyup rahatlamaya çalışmalarıdır. Bu da ruhban sınıfı yaratır. Dünyanın başının en büyük belası en büyük kanseri her zaman ruhban sınıfı olmuştur. Allah'la aran adam koyarsan o adam seni yönetir, sömürür ve perişan eder. Bugün dünya tarihinin bile bildiğimiz ve bilemediğimiz kısımlarındaki bütün rezaletlerin kökeni budur.
Evrime yabancılık şehirli insanın problemidir. Günümüzdeki Evrim bakış açısına çok benzer bir müfredat yüzlerce yıl boyunca Müslümanların okullarında temel yaratılış kozmolojisi olarak öğretilmiştir. Hatta Charles Darwin Türlerin Kökeni'ni yazdığında John William Draper'ın ifadesi ile Hristiyan kilisesinin kızmasının en büyük nedeni, anlattığı Evrim kuramının Müslümanların yaratılış görüşüne fazla benziyor olmasıdır. Kilise onu Müslümanların görüşünü Batı toplumuna dayatmakla suçlamıştır. Türkiye'de Evrim konusu başlı başına bir projedir. 1980'lerden beri bazı devlet kurumlarının da katkısıyla bu projeyi yürütüldü. Kimi isimler yaratılış teorilerini müfredata koymak için kitaplar yazdı. İşte tam bu dönemde bazı "eğlenceli" tarikatlar oluştu. Bunlar devamlı Anti evrim propagandası yaptı. 20 yıldan fazla yayın yaptılar, bu boşuna değildi. Bu kanalların hiçbir reklam almadan bu kadar sene nasıl finanse edildiğini çözdüğümüz zaman bu kontrolün kaynağını da açığa çıkarmış olacağız. Neticede Türkiye'de yapılmış en başarılı projelerden biridir ve maalesef muvaffak olmuştur.
Burada bilimin işleyişine bakarak hayatı her zaman keşfetmekle yükümlü olduğumuzu unutmayalım ve insanlardan duyduğumuz ikinci el bilgileri gerçek veya hakikat zannetme kolaycılığından vazgeçelim. Görüşleri ve fikirleri öğrenmek onlara tapınmadıkça, gayet iyidir.
Ender'e de söylediğim gibi: Neye inanmak istiyorsan, ona inan!
En azından, kendinden başka, kimse seni kandıramaz. 21. yüzyıl şartlarında, bu da, hiç yoktan iyidir, değil mi?